YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10173
KARAR NO : 2014/13462
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ : ÇORLU 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2012
NUMARASI : 2009/75-2012/346
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2012 tarih ve 2009/75-2012/346 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacılar vekili ile birleşen davada ise taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler duruşmalı okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı fabrikada başlayan yangın sonucu mülkiyeti müvekkili M.. B..’a ait olan taşınmaz üzerinde kurulu bulunan fabrikanın hasara uğradığını işletme sahibi müvekkiline ait fabrikada davalı şirketin neden olduğu yangın nedeni ile oluşan zararlarının toplamının 242.538,00 TL olduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin dava konusu yangınla ilgili en ufak bir kusuru veya tedbirsizliğinin bulunmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
İhbar olunan vekili, davanın reddini savunnmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkiline yangın poliçesi ile sigortalı olan deri fabrikasının davalıya ait fabrikada çıkan yangının sirayeti sonucu hasarlandığını, 16.619,82 USD tazminatın sigortalısına müvekkilince ödendiğini iddia ederek, şimdilik 13.723,70 TL’nin davalıdan temerrüt faizi ile rucüen tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya sebep yangının davacı B. Deri Ltd. Şti. fabrikasında pistole makinasının bulunduğu kısımdan çıktığı, buradan davalı A.Ltd. Şti. fabrikasına sirayet ettiği, her iki fabrika arasında yangının sirayetini önceyecek herhangi bir duvar bulunmadığı gibi A.fabrikasının işlediği derilerin yün kırpığı atıklarını tozak bölümünde gereği gibi muhafaza etmeyerek yangının özellikle kendi fabrikalarına sirayet etmesine ve zararın büyümesine etkin şekilde sebebiyet verdikleri, davacıların maddi tazmminat taleplerinin yangın kendi fabrikalarında çıkmış olduğundan ve kendi fabrikalarında meydana gelen zarada davalı tarafın kusurlu davranışının
bir etkisi bulunmadığından reddine karar verildiği, sigortalı A. Ltd. Şti’nin fabrikada gerek yangın için istinat duvarı bulunmaması gerekse yün tozaklarının uygun bir şekilde depolanmayarak gelişigüzel şekilde atılması sebebi ile meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğu, kusurunun ağırlığı oranınca zarara katlanmasın gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile, 6.966,88 TL’nin ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar vekili ile birleşen davada ise taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, haksız eylem hukuksal nedenine dayalı (yangın) maddi tazminatın tahsili, birleşen dava ise yangın sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık yangının nereden başladığı, başka bir deyişle yangının çıkmasında hangi tarafın kusurlu olduğu noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, yangının çıkış noktasına ilişkin olarak yargılama sırasında alınan bilirkişi kurulu raporları arasındaki çelişki giderilmeden 23.03.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yangının asıl davadaki davacıların fabrikasından çıktığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, başta ekspertiz raporu olmak üzere, delil tespit raporları, tanık beyanları ve yargılama aşamasında alınan her iki raporu yeterince değerlendirip tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkiyi gideren, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir heyet raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın asıl davada davacılar, birleşen davada davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre asıl davada davacılar, birleşen davada davalı vekilinin diğer, birleşen davada ise davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, asıl davada davacılar, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl davada davacılar, birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, asıl davada davacılar, birleşen davada davalı vekilinin diğer, birleşen davada ise davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.