Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/10217 E. 2014/13460 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10217
KARAR NO : 2014/13460
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2012/358-2013/140

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/04/2013 tarih ve 2012/358-2013/140 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 50.400 adet sermaye payından 25.080 paya sahip ortağı olduğunu, dava dışı A Ç’nın ortaklık pay devrinin iptaline rağmen genel kurula ortak sıfatı ile katıldığını, divana seçilen kişilerin şirket ortağı ve temsile yetkili olmadıklarından divan seçiminin usulsüz olduğunu, ayrıca şirket ortaklarından M Ç‘ nın devrettiği hissesi ile ilgili olarak genel kurulda 6762 sayılı TTK’nın 520 maddesinin gözetilmesi gerekirken 6102 sayılı TTK’nın hükümlerinin esas alındığını ileri sürerek, 07/09/2012 tarihli Genel Kurulun 1 ve 5 no’lu kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava dışı A.Ç.‘ nın salt genel kurula katılmış olmasının genel kurulun iptalini gerektirmeyeceği, Kanunda başkanın sermaye pay sahibi olması hususunda bir zorunluluk öngörülmediği, iptali istenen genel kurul toplantısının 6102 sayılı yasanın yürürlükte olduğu dönemde yapıldığı, anılan yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince yasal süresi içinde temyiz edilmişse de, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya gönderildikten sonra UYAP ortamında davacı asil tarafından verildiği anlaşılan 01.09.2014 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği anlaşılmıştır. HUMK’nın 95.(HMK.311) maddesine göre davadan feragat kati bir hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan vaki feragat hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı asilin davadan feragati hakkında bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.