Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1080 E. 2014/7708 K. 18.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1080
KARAR NO : 2014/7708
KARAR TARİHİ : 18.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2012
NUMARASI : 2011/250-2012/190

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.09.2012 tarih ve 2011/250-2012/190 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. O. İ. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işletmenin 01.10.2008 tarihinde davalıya devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 01.06.2010 tarihinde feshedildiğini, sözleşme uyarınca belirlenen işletme ücreti ve giderlerinin ödenmediğini ileri sürerek, 8.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, fesih protokolünde belirtilen 7.000 TL borcu kabul ettiklerini, bunun dışında borçları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının bakiye alacağının 22.585,05 TL olduğu, fesih protokolünde davalı işletmeci tarafından yazılı borçların ödeneceğinin belirtilmesinin, sözleşmeden doğan diğer yükümlülüklerinin ibra edildiği anlamını taşımadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak; dava işletme devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf 01.10.2008 tarihinde işletme devri konusunda sözleşme imzaladıklarını, her türlü giderden davalının sorumlu olduğunu, buna rağmen muhasebe ve vergi borçları dahil bir kısım ödemeleri kendisinin yaptığını, davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2008-2010 arası muhasebe giderleri adı altında 8.885,05 TL davacı alacağı belirlenmiş olmakla beraber, anılan borca ilişkin olarak dosyada serbest mali müşavir Y. D. tarafından imzalı, içinde KDV, kira stopajı, muhasebe ücreti, işçi ücretinden kesilen gelir ve damga vergisi yazılı toplamı 8.885,05 TL olan iki adet yazılı belge ve yine devredilen işyerine ait gider raporu dışında başkaca kayda rastlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece dosyada mevcut mali müşavir imzalı iki adet belge ve gider raporunda belirtilen alacakların varlığının vergi dairesinden tespit edilerek, varsa dayanak ödeme dekontları istenerek, muhasebe gideri altındaki davacı alacağının buna göre belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yaranına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.