Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/11523 E. 2014/14105 K. 19.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11523
KARAR NO : 2014/14105
KARAR TARİHİ : 19.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/03/2013
NUMARASI : 2011/45-2013/67

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.03.2013 tarih ve 2011/45-2013/67 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. İ. A., davalılardan asil M.. K.., davalı asil H.. Ö.., davalılardan P. Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti, M.. K.., M.. H.., A.. K.., S.. B.., A.. K.., Ç.. Ş.., A.. A.., H.. Ö.., R.. E.., F.. D.., M.. M.., T.. Ö.. vekili Av. S.. T.., davalılardan M.. H.., A.. K.., S.. B.., A.. K.., Ç.. Ş.., A.. A.., H.. Ö.., E.. B.., R.. E.., F.. D.., M.. M.., T.. Ö.. vekili Av. E. Ş. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı P Ltd. Şti. arasında 17/01/2007 tarihli üye işyeri sözleşmesi’nin bulunduğu, bu sözleşmenin 30/11/2007 tarihine kadar devam ettiğini, davalı M.. K..’in bu şirketin ortağı ve temsilcisi olduğunu, davalı P. Ltd. Şti. ile diğer davalılar arasında gerçek bir alışveriş olmadığı halde, diğer davalılara ait kredi kartlarını kendisine tahsis edilmiş pos cihazından sadece world puan kazandırmaya yönelik işlemler yaparak müvekkili bankanın zarara uğratıldığını, bu nedenle Üye İş Yeri Sözleşmesi’nin feshedildiğini, gerçek alım-satım işlemlerine dayanmayan, world kart kullandırımları ile yapılan usulsüz işlemler nedeniyle diğer davalı kart hamillerinin kredi kartı hesaplarına gerçekte hak edilmemiş yersiz world puanlar kazandırıldığını, bu puanların uçak bileti alımlarında kullanılması sonucu müvekkili bankanın ödediği katkı payı tutarı olan büyük miktarda zarara uğratıldığını, bu zararın 709.654,18 TL olduğunu belirterek bu miktarın tamamından davalı şirket ve M.. K..’den 36.402,52 TL’sinin davalı M.. M.., 150.344,04 TL’sinden H.. Ö..’in, 18.516,08 TL’sinden Ç.. Ş..’in, 23.296,68 TL’sinden E.. B..’in, 72.840,02 TL’sinden S. B.’ün, 39.084,32 TL’sinden A.. A..’un, 66.298,76 TL’sinden M.. A..’ın, 72.245,36 TL’sinden R.. E..’nun, 14.225,20 TL’sinden F.. D..’ün, 43.737,59 TL’sinden A A.K.’ın, 26.032,12 TL’sinden M.. H..’ın, 26.594,13 TL’sinden T.. Ö..’ün, 120.037,37 TL’sinden A.. K..’ın sorumlu olması kaydıyla, davalılardan sözleşmesel temerrüt faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Pasifik Turizm Ltd. Şti. ile davalı M.. K.. vekili cevabında müvekkili şirket ile davalı banka arasında üye işyeri sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşmenin 16. maddesinde, fiktif işlemlerin nelerden ibaret olduğunun açıklandığını, belge düzenlenmeden satış yapıldığının banka tarafından kanıtlanması gerektiğini belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı M.. A.. vekili davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, zira kredi kartı ile yapılan harcamaların bedelinin ödendiğini, müvekkilince davaya konu edilen kredi kartı ile yapılan harcamaların tamamının gerçek olup, kendi seyahatleri ve yurt dışından gelen konuklarının uçuş işlemleri için kullanıldığını, aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ve davacının müspet ya da menfi zararının olmadığını belirterek, haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili cevabında müvekkillerinin kredi kartı hamili olduğunu ve kartlar ile yapılan harcamanın gerçek olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde, kartların world puan kazanılması amacıyla gerçek dışı veya ticari amaçlı kullanımının tespiti halinde, bankanın tek taraflı olarak haksız elde edilen word puanları iptal etmeye yetkili olduğu ve tüm takdir yetkisinin bankaya ait olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla world puanların kullanımı ve denetimi ile ilgili kart sahibinin hiçbir yetkisi bulunmadığından, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak, gerçek olmayan fiktif satışlar nedeniyle davalı kart hamillerinin de, doldur-boşalt world puan kazan şeklindeki usulsüz işleme katılmalarından dolayı bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdikleri, bu işlemlerin toplam 709.654,18 TL miktarında zarara neden olduğu bankanın doğan zararda % 30 oranında müterafik kusurlu bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesine göre davalı şirkete tahsis edilen kredi kartı pos cihazı kullanılarak, yine davacı tarafından diğer davalılara verilen kredi kartlarıyla gerçek olmadığı iddia edilen alışverişler yapılması sonucu oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme dayanak alınan 07.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin diğer davalılara ait kredi kartlarını kullanarak bu kartlara yüksek tutarlarda worldpuan yüklenmesini sağladıkları, daha sonra kazanılan world puanlar ile 3. şahıslar adına indirimli fiyattan ve bedelin 2/3’ü davacı bankaya ödettirilerek uçak bileti satın alınıp bu uçak biletlerini 3. kişilere satarak bankanın katılım payı kadar ödediği tutarda haksız kazanç elde edildiği bu durumun banka ile üye işyeri arasında imzalanan sözleşmenin 17. maddesine aykırı olduğu kanatine varıldığı belirtilmiş, 18.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda tüketici kredi kartlarının ticari amaçla kullanılması, kart hamillerinin yararlanacağı puanların üye işyerinin ticari yararına sunulması, ilk aşamada yapılan harcamaların gerçek hizmet alımları karşılığında yapılmaması sözlşmenin ihlali olarak nitelendirilmiş, 20.12.2011 tarihli ek bilirkişi raporunda diğer raporlar gibi kredi kartlarıyla ilk yapılan işlemin fiktif olduğu belirtilerek görüş oluşturulmuş, 07.10.2012 tarihli ek raporda ise davalı üye işyerinin davalı kredi kartı hamilleri adına kestiği faturaların davalı şirket kayıtlarında bulunduğu belirtilmiştir. Bu noktada eğer ortada gerçek olmayan bir şatış işlemi yok ise banka zararının ne şekilde oluştuğu hususunda duraksama meydana gelmektedir.
Üye İşyeri Sözleşmesi’nde, davacının kredi kartı ile yapılan alışverişlerde komisyon alacağı düzenlenmiş olup, diğer davalılar ile davacı arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmelerinde ise kredi kartı limitlerini davacı banka tek taraflı olarak belirlemiş ve kredi kartı borçlarının en geç ödenebileceği tarihler sözleşmede belirtilmiştir. Her ne kadar mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, raporda; mantık ve matematik kuralları çerçevesinde izah edilemeyecek işlemler bulunduğu belirtilmiş fakat davacının zararının somut olarak hangi işlemden, ne şekilde oluştuğu açıklanmamıştır. O halde, gerek davacı ile davalı şirket arasındaki üye işyeri sözleşmesi, gerekse diğer davalılar ile davacı arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmeleri incelenerek, davacı bankanın kredi kartı sahiplerinden veya pos cihazının kullanılması amacıyla verilen davalı şirketten komisyon alıp almadığı, davacının zararının nasıl oluştuğu, her bir işlem bazında kredi kartı kullanımı karşılığı davalılar tarafından gerçekte alışveriş yapılıp yapılmadığı veya fiktif işlemler olup olmadığı tereddütsüz biçimde belirlenip davacının zararının bulunup bulunmadığı saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet davacıdan alınarak M.. K.. dışındaki davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.