Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/1161 E. 2014/7206 K. 11.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1161
KARAR NO : 2014/7206
KARAR TARİHİ : 11.04.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2012
NUMARASI : 2009/779-2012/968

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/09/2012 tarih ve 2009/779-2012/968 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Y.. Ş.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının Pendik’te faaliyet gösteren İ. G. Sağlık Turizm Bilişim İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin hissedarı olduklarını, taraflar arasında imzalanan Kartal 7.Noterliği’nin 26/05/2008 tarihli 18154 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile müvekkilinin davalıya ait hisseleri devraldığını ve bu devir karşılığında davalıya 25/11/2008, 25/12/2008, 25/01/2009, 25/02/2009 ve 25/03/2009 vade tarihli her biri 5.200 ABD Doları bedelli 5 adet bono verdiğini, davacının hisse devrinin onaylanması için şirket ortaklar kurulunu toplantıya çağırdığını, 19/06/2008 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında hisse devrine muvafakat edilmediğini ve bu nedenle pay defterine işlenemediğini, bu şekilde devir işleminin tamamlanmaması nedeniyle davacının davalıya ihtarname göndererek 5 adet bononun iadesini talep ettiğini, buna rağmen davalının senetleri iade etmediğini, davalının davaya konu bonolar için takip başlattığını ileri sürerek, bonolar nedeniyle davacının davalıya 26.000ABD doları borçlu olmadığının tespitine, senetlerden biri için başlatılan icra takibinin iptaline ve davalının %40 tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında müvekkili tarafından bono bedellerinin ödenmek durumunda kalındığını bildirerek, icra dosyalarına yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, hisse devrinin noterde yapılması üzerine müvekkiline ait hisselerin mülkiyetinin davacıya geçtiğini, davalının TTK’nın 520.maddesini yanlış yorumladığı için bu davayı açtığını, hisselerin mülkiyeti davacıya geçtiğinden davacının hisselerin devri için verdiği bonoları geri isteyemeyeceğini, bu nedenle davanın haksız olduğunu, devrin şirket için hüküm ifade edip etmemesinin ayrı bir konu olduğunu beyan ederek davanın reddine, davalının %40′ tan aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında, Kartal 7.Noterliği’nde 26.05.2008 tarihinde ve 18154 yevmiye numarası ile yapılan sözleşme ile davaya konu İ.G.Sağlık Turizm Bilişim İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd.’nin 7000 TL nominal değerli hissesinin davalı tarafından davacıya satıldığı, davacının bu hisse devri karşılığında davalıya her biri 5200 ABD Doları değerinde 5 adet bono verdiği, dava dışı şirketin ortaklar kurulunda bu hisse devrine muvafakat edilmediği ve devrin şirketin pay defterine işlenmediği, söz konusu hisse devrinin şirkete karşı geçerli olabilmesi için TTK’nın 520.maddesindeki prosedürün tamamlanmadığı, bu haliyle davalının İ.G. Sağlık Ltd. Şti ortaklığının devam ettiği, devre ortaklar kurulunca onay verilmediği için davacının devrin pay defterine işlenmesi ve şirket hakkında hüküm ifade etmesi için eda davası açmasına da engel olduğu, böylelikle pay devrinin hükümsüz hale geldiği, limited şirketlerde pay devrinin ortaklar kurulunca onanmadığı durumlarda paydan doğan hakların bölünmediği, ortak sıfatının ve bu sıfattan kaynaklanan ortaklık haklarının devredende kaldığı, hisse devrinin şirkete karşı geçersiz hale gelmesi nedeniyle davacının şirket hisselerini satın almakla elde etmeyi düşündüğü menfaatleri elde edemeyeceği dikkate alınarak davacının hisse devri nedeniyle davalıya verdiği bonoların iptalinin gerektiği, yargılama sırasında davacının bono bedellerini davalıya ödediği dikkate alınarak davanın kabulü ile davacının davalıya ödediği toplam 53.471,07 TL’nin her bir ödemenin yapıldığı günden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin gerektiği, her ne kadar davacı, davalının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; davaya konu hisse devir sözleşmesinin şirkete karşı hüküm ifade etmemesine davacının ortaklık haklarını elde edememesine karşın taraflar arasında geçerli olduğu dikkate alınarak koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 53.471,07TL alacağın 2.465,73TL’lik kısmına 17/06/2009 tarihinden itibaren, 5.355,02 TL’lik kısmına 27/08/2009 tarihinden itibaren, 1.465,59 TL’lik kısmına 30/09/2009 tarihinden itibaren, 1.372,76 TL’lik kısmına 24/11/2009 tarihinden itibaren, 5.761,66 TL’lik kısmına 24/02/2010 tarihinden itibaren, 2.172,95TL’lik kısmına 16/03/2010 tarihinden itibaren, 4.267,36TL’lik kısmına 17/06/2010 tarihinden itibaren, 30.610TL’lık kısmına 30/06/2010 tarihinden itibaren avans faizi yürütülerek davalıdan istirdadına, davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı tarafça hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin olarak, davacı hakkında yapılan icra takibi sırasında yatırılan gider avansına ilişkin miktarın, davacıdan tahsil edilen limited şirket hisse devir bedeline dahil edildiği, esasen bu bedelin davalı tarafa ait olduğu yönünde bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itiraz değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.