Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13001 E. 2014/14315 K. 23.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13001
KARAR NO : 2014/14315
KARAR TARİHİ : 23.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 46. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2013
NUMARASI : 2009/101-2013/1

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.01.2013 tarih ve 2009/101-2013/1 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 23.09.2014 günü hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Av. H.. U.. ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilleri Av. M. A. A. ile Av. M.K.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının rakip şirketler olarak telekomünikasyon hizmeti verdiklerini, müşterilerinin telekomünikasyon trafiğini birbirleri ile bağlantılı olarak yürütmekte olduklarını, alt yapılarının bağlantılı olduğunu, herbir işlemcinin abonesinin diğer GSM abonesini arayabilmesi için şebekeler arasında “ara bağlantı” denilen irtibat tesis ettiklerini, taraflar arasında yapılan “Ara Bağlantı Sözleşmesi”nde aynı şekilde “herbir çağrının şebekesine gelmesi üzerine aranan abonenin telefon numarasına yada aranan tarafın şebekesine bağlı başka bir telekomünikasyon sistemine bu çağrıya uygun şekilde ulaşılacaktır” hükmünün öngörüldüğünü, ancak davalının bu yükümlülüklere uymadığını, ayrıca müvekkilinin yeni bir kampanyası sonucu oluşan kapasite ihtiyacını davalının kötüniyetle karşılamadığını, davalının müvekkili şirket hakkında basın yolu ile kötüleme amaçlı beyanda bulunduğunu, müvekkilinin planlama hatası yaptığını ve abonelerini mağdur ettiğini ifade ettiğini, davalının bayilerine gönderdiği duyurularda yaşanılan bağlantı sorunlarının aslında kendisinden değil müvekkili şirketten kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesinden kaynaklandığını belirttiğini, problemin kaynağının müvekkili olarak gösterildiğini, davalının bu eylemlerinin haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin önlenmesi ve kaldırılması ile 100.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı tarafından 8 yıl boyunca 390 adet port talep edilmiş iken son 1 ay içinde toplam 1286 adet ilave port talebinin süregelen iş ilişkisinin gerektirdiği makul seviyeyi aştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı Turkcell A.Ş. vekili, davalının “55,00 TL KARŞILIĞINDA SINIRSIZ KONUŞMA” iddiası ile hayata geçirdiği tarifeye yeni abone alımına son verilmesinden sonra davalının yöneticilerinin bu konuda müvekkilini suçlar mahiyette açıklamalar yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, davalı şirket yetkililerinin basın ve yayın organlarında kullandıkları gerçek dışı beyanları ile olayları saptırdığını, müvekkiline saldırı anlamını taşıyan ifadelerde bulunduğunu, müvekkili şirketi kötülediğini ve kamuoyunu yanlış bir biçimde yönlendirdiğini, müvekkilini kötüleyen “Turkcell, konuşma kanallarını yeterli ölçüde açmadığı” şeklinde ifadelerle müvekkili şirkete haksız ve gereksiz olarak saldırıda bulunulduğunu, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tesbit ve men’i ile 500.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davaya karşı davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve karşı dava olarak, davalı Turkcell A.Ş’nin müvekkili hakkında haksız fiillerinin devam ettiğini, basında yapılan açıklamalar ile müvekkilini kötülemeye devam ettiğini ileri sürerek, davacı-karşı davalının haksız rekabetinin tespit ve men’i ile 100.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından faaliyete geçirilen “her yöne 55,00 TL karşılığında sınırsız konuşma” projesinin uygulanmasında taraflar arasında yapılan ara bağlantı sözleşmesine göre davalının ara bağlantı hizmetini iyi niyet kuralları gereği sağlaması gerektiği, davalı tarafından davacının anılan projesinin başarısızlığının davacının tamamen plansızlığından kaynaklandığını basın yolu ile dile getirdiği, bunun TTK’nın 57/1. maddesine göre başkalarının faaliyetlerini yanıltıcı ve haksız yere incitici nitelikte olduğu, tüm hatanın davacıdan kaynaklanmasının mümkün olmayacağı, keza şirketlerin her an gelecek port talepleri için, haberleşmenin aksamaması için önceden yedek port bulundurarak talepleri mümkün olduğunda karşılaması gerektiği, bu itibarla davalı tarafından davacının öngörüsüz ve plansız çalışma yaptığına yönelik basın açıklamalarının haksız rekabete neden olduğu, maddi zararın davacı tarafından ispat edilemediği, ancak yapılan açıklamaların davacıyı küçük düşürücü nitelikte olması nedeniyle manevi tazminatı gerektirdiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın karşı davası yönünden davaların kısmen kabulü ile davalının açıklamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbit ve men’i ile asıl dava yönünden 125.000,00 TL manevi ve birleşen davanın karşı davası yönünden 125.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve hükmün ilanına, birleşen davanın ise ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı-karşı davacı Avea A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı-birleşen davada davacı-karşı davalı Turkcell A.Ş. vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava ile karşı davalar, haksız rekabetin tesbit ve men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Haksız rekabet dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 56 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, 56. madde hükmüne göre haksız rekabet “aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimali” olarak tanımlanmıştır. Hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareket ise anılan yasanın 57. maddesinde 10 bent halinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
Somut olayda asıl davada davacı tarafından; taraflar arasında 2001 yılında akdedilen “Şebekeler Arası Bağlantı Sözleşmesi”ne aykırı olarak davacının istediği miktarda portu davalının kötüniyetli olarak davacı hizmetine sunmadığı ve buna göre davacının başlatmış olduğu “Her Yöne 55 TL karşılığında sınırsız konuşma” kampanyasının devam ettirilemediği ve hedeflenen abone sayısına ulaşılamadığı, bununla birlikte ara bağlantı portlarının yetersiz olması nedeniyle iletişimde olumsuzluklar yaşanmasından kaynaklı olarak bir kısım abonelerin sözleşmelerini feshettikleri, ayrıca davalı Turkcell A.Ş. yöneticileri tarafından davacı Avea A.Ş. hakkında “planlama hatası yaparak abonelerini mağdur ettiği” yönündeki basın açıklamaları ile davalının bayilerine gönderdiği “yaşanılan bağlantı sorunlarının kendilerinden kaynaklanmadığı, davacı şirketin yükümlülüklerine uymamasından kaynaklandığı” şeklindeki yazılı açıklamalarında problemin kaynağının davacı şirket olarak gösterilmeye çalışıldığı, bu açıklamalar nedeniyle davacının abone kaybederek zarara uğradığı, tüm bu davranışların haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilmiş, birleşen davada ise Turkcell A.Ş. vekili tarafından AVEA A.Ş’nin faaliyete geçirdiği, “Her Yöne 55 TL karşılığında sınırsız konuşma” projesine son verilmesinden sonra, Turkcell A.Ş’yi suçlar şekilde, “Turkcell port sayısını arttırmadığı için bu operatöre yapılan aramalarda sıkıntı çıktı”, “Turkcell konuşma kanallarını yeterli ölçüde açmadı“ ve “Pazara sunulduğu günden itibaren büyük taleple karşılaşılmasına rağmen hakim durumda olan operatörün AVEA’nın port taleplerini zamanında karşılamaması sebebi ile…“ gibi beyanlarla Turkcell A.Ş’nin haksız olarak kötülendiği iddia edilmiş olup, mahkemece, davalı-birleşen davacı Turkcell A.Ş. tarafından davacı AVEA A.Ş. hakkında yapılan açıklamaların TTK 57/1. maddesi hükmü gereğince haksız rekabet teşkil ettiği, davalı Turkcell A.Ş. tarafından haberleşmenin aksamaması için önceden yedek port bulundurarak talepleri mümkün olduğunda karşılamasının objektif iyi niyet kuralları gereği olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın karşı davası yönünden kısmen kabul kararı verilmiş ise de, taraflar arasındaki asıl sorun Haziran 2001 tarihinde imzalanan “Şebekeler Arası Bağlantı Sözleşmesi” nedeniyle davalı Turkcell A.Ş’nin davacı Avea A.Ş. tarafından her istenildiğinde talep edilen miktar kadar port bulundurmak zorunda olup olmadığı, buna göre davalı Turkcell A.Ş’nin davacının talep ettiği portları anında hazır etmemesi/edememesinin haksız rekabete neden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı Avea A.Ş. 2009 yılı şubat ayında başlatmış olduğu “Her Yöne 55 TL karşılığında sınırsız konuşma” projesi gereği davalı Turkcell A.Ş‘den 25.02.2009 tarihinde 215 port, 19.03.2009 tarihinde 360 port ve 24.03.2009 tarihinde ise 885 port talep etmiş ve bu taleplere olumlu cevap verilmediği gerekçesiyle 09.03.2009 tarihinde iş bu davayı açmış ise de taraflar arasında geçerli olan Şebekeler Arası Bağlantı Sözleşmesi’nin 5.1. maddesinde “Taraflardan herhangi biri, ara bağlantının devam etmesi veya işbu sözleşme uyarınca verilen herhangi bir servisin tedarik edilmesi için, diğer tarafın şebekesinde değişiklik gerektiren bir şebeke değişikliği yada ara bağlantı devrelerinin kapasitesinin trafiği karşılayacak şekilde gözden geçirilmesini önerdiği takdirde, değişiklik yapmak isteyen taraf, diğer tarafa bu talebini en az üç ay önceden yazılı olarak bildirecektir” hükmü gereğince henüz 3 aylık süre dolmadan davacı Avea A.Ş. tarafından iş bu dava açılmıştır. Bu itibarla, dava açıldığı tarih itibariyle davalı Turkcell A.Ş’nin sözleşmeye aykırı bir davranışı olmaması nedeniyle port tahsis edilmemesinin haksız rekabete neden olduğu iddiası yerinde değildir.
Bununla birlikte, davalı Turkcell A.Ş’nin bir kısım basın organlarında davacı Avea A.Ş. hakkındaki ifadelerin haksız rekabet olduğu iddia edilmiş ise de, taraflar arasında Şebekeler Arası Bağlantı Sözleşmesi’nden kaynaklanan muarazanın çıkmış olması nedeniyle taraf şirket yöneticilerinin yapmış oldukları açıklamalar iktisadi rekabetin normal seyri içinde olağan sayılabileceğinden iddia edilen açıklamalar haksız rekabet teşkil etmez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı Avea A.Ş’nin davalı-birleşen davacı Turkcell A.Ş’den talep ettiği ek portlara yönelik davalının davranış ve ifadelerinin haksız rekabete neden olmadığının kabulü ile asıl ve birleşen davanın karşı davasının reddine karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı Avea A.Ş. vekilinin tüm, davalı-birleşen davacı Turkcell A.Ş. vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı Turkcell A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin her iki yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalı-karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacı-karşı davalıya iadesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.