Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13915 E. 2013/20274 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13915
KARAR NO : 2013/20274
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 gün ve 2011/177-2012/20 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.06.2013 gün ve 2012/9110-2013/11990 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …’nin davalı şirketin 70/210 pay sahibi ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, daha önce İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/324 Esas sayılı dosyasında açmış bulundukları dava ile TTK’nın 367. maddesi uyarınca kötü idare edilen şirketin genel kurul yapma yetkisinin davacı tarafa verilmesi ve TTK’nın 435. maddesi uyarınca fiilen organsız kalan şirket hakkında lüzumlu tedbirlerin alınması ve şirkete kayyum ve/veya özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını, bu dosyadan aldırılan 08.01.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu iddia ve taleplerinin yerinde olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine davalı şirketin 08.02.2010 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, şirket hesaplarının incelenmesi için özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını ancak taleplerinin genel kurul tarafından oylanarak reddedildiğini, bilançonun tasdikinin oylanması konusundaki genel kurulun ise bir ay süre ile ertelenmesine karar verildiğini ileri sürerek, TTK’nın 348/2. maddesi uyarınca kötü idare edilen şirketin bilançosunun gerçekliğinin tespiti için bir özel denetçi tayin edilerek şirket hesaplarının denetlenmesine ve davalı şirketin ertelenen genel kurul toplantısının yapılmama ihtimaline binaen özel denetçiye genel kurulu yapma yetkisinin de verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının, davalı şirketin 08.02.2010 tarihli genel kuruluna vekili aracılığıyla katılarak bir suistimalin vuku bulup bulmadığını tetkik bakımından 2007-2008 yıllarına ait şirket hesaplarının denetlenmesi konusunda özel denetçi tayinini talep hak ve yetkisinin doğduğu, davalı şirket genel kurulunda her ne kadar 2007-2008 yıllarına ait bilançonun görüşülmesi, oylanması, kar-zarar hesabının tasdiki, kar payların dağıtımı ve şirket yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ibrasının görüşülmesi TTK’nın 377. maddesine göre 1 ay süre ile ertelenmiş ise de, 08.03.2010 tarihinde anılan zorunlu gündem ile toplanması beklenen genel kurulun toplanmadığı, bu tarihten sonra ilk kez yapılan genel kurul toplantısının 25.05.2011 tarihinde yapıldığı ancak anılan genel kurul gündeminde de, daha önce ertelenen bilançonun tasdiki ile yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrasına ilişkin madde hükümleri görüşülmediğinden ertelenen genel kurulun halen yapılmamış olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacı ortağın şirket yönetiminde ve hesaplarında bir usulsüzlüğün olup olmadığının incelenmesi bakımından özel denetçi tayini talebinin yerinde görüldüğü, her ne kadar özel denetçiye, ertelenen genel kurulun yapılmama ihtimaline binaen genel kurul yapma yetkisinin de verilmesi talebinde bulunulmuş ise de, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/324 Esas sayılı dosyasında 08.02.2010 tarihinde ve bilahare dava süreci devam ederken yapılan davalı şirketin 25.05.2011 tarihli genel kurullarında davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin seçilerek atandığı, şirketin organsız bulunmadığı, öte yandan mevcut yönetim organları şirket genel kurulunun toplanması konusunda girişimde bulunmadıkları takdirde davacı azınlık pay sahibinin bu yetkinin kendisine verilmesini kanun çerçevesinde mahkemeden talep edebileceği, şirket organı olamayan özel denetçiye ise bu konuda yetki verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 2007 ve 2008 yıllarına ait hesap ve bilanço denetimi görevi ile sınırlı olmak üzere TKK’nın 348. maddesi uyarınca özel denetçi tayinine, özel denetçiye genel kurul yapma yetkisinin verilmesine dair istemin ise reddine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.