YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14399
KARAR NO : 2014/3371
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 10. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2011/776-2013/310
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.03.2013 tarih ve 2011/776-2013/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada vadeli ve vadesiz mevduat hesabı açtırdığını, müvekkilinin yurt dışında bulunduğundan annesine vadeli ve vadesiz hesaptaki paraları çekmesi için vekaletname verdiğini, vadesiz hesaptaki 126 doların müvekkilinin annesine ödendiğini, vadeli hesaptaki para için banka görevlileri tarafından vade bozulacağından faiz kaybı olacağı ve hesabın vadeli olması nedeniyle zamanaşımına uğramayacağının söylendiğini, ancak hesaptaki paranın zamanaşımına uğradığından 16/05/2011 tarihinde TMSF’ye devri yapıldığını, paranın TMSF’ye devredilemeyeceğini ileri sürerek, 3.780,40 Doların yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak TMSF’ye devir olunan hesap ile ilgili müvekkili banka tarafından duyuru ve tebligatların yapıldığını, herhangi bir başvuru olmadığını, banka işlemlerinin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı banka şubesinde 23.02.1999 tarihinde 3 ay vadeli Amerikan Doları cinsinden hesap açıldığı, daha sonra her üç ayda bir tek taraflı olarak hesaba faiz işletildiği, 5411 sayılı Yasa’nın 62. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin 24.05.2009 tarihinde dolduğu, bu tarihe kadar geçen sürede hesap üzerinde herhangi bir işlem yapılmadığı, hesap zamanaşımına uğradığından davalı tarafından TMSF’ye aktarılma işleminin doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava davacının davalı bankada açtığı hesabın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF’ye devrine ilişkin işlemin usulsüz olduğundan bahisle açılan alacak istemine ilişkindir. 5411 sayılı Kanun’un 62. maddesinde, bankalar nezdindeki mevduatların, hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların zamanaşımına tabi olduğu belirtilmişse de, devrin yapılabilmesi için yasal gereklerin eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davacının annesine verdiği vekaletname ile vadesiz mevduat hesabından 05.04.2011 tarihinde para çekildiği, bu suretle davacının bankada bir vekaletnamesi bulunmakla vekaletnamede davacının adresinin yazılı olacağı nazara alınarak, vekaletnamenin getirtilmek suretiyle, davalı banka tarafından ihtar gönderilen adresin vekaletnamedeki adresle aynı olup olmadığı, farklı ise gönderilen ihtarnamenin geçerli olmayacağı nazara alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.