YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3544
KARAR NO : 2014/5297
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ : KONYA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2012/176-2013/216
Taraflar arasında görülen davada Konya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.06.2013 tarih ve 2012/176-2013/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İmamgiller tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu sigorta ile meydana gelebilecek iş kazaları sonucu işverenin ödemek zorunda kalacağı tazminat miktarının teminat altına alındığını, 29/12/2008 tarihinde davacı şirketin Çumra Şeker Fabrikası’ndan hareket eden personel servis aracının trene çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, kaza sebebiyle otobüs sürücüsünün cezalandırıldığını, kazada hayatını kaybeden işçinin yakınları tarafından davacı şirket aleyhine açılan manevi tazminat davası sonucunda 80.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, mahkeme kararının icraya konulmasıyla, icra dosyasına 121.000,00 TL bedelli teminat mektubu sunulduğunu ileri sürerek; icra dosyasına teminat olarak sunulmuş olan 121.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka teminat mektubunun sunulmasının borcun ödendiği anlamına gelmediğini, davacının ödemediği bir borcu rücuen tahsil etmek için dava açma hakkına sahip olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; zarar gören sigortalıların zararının tamamının karşılandığı, alacak haklarından feragat edilmiş olması nedeniyle zarar gören yakınlarının işveren olan ve işveren mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalı konumunda bulunan davacıdan herhangi bir talep ve dava hakkının kalmadığı, sigorta tazminatının davalı tarafından zarar görenin yakınlarına ödendiği, davacı sigorta ettirenin davalı sigorta şirketi hakkında dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere işbu dava, davacı tarafından dava dışı işçinin yakınlarına herhangi bir ödeme yapılmadan, işçinin yakınları tarafından davacı aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulünden sonra ancak kararın kesinleşmesinden önce, icra takip dosyasına tehiri icra kararı için teminat mektubu verilmesi üzerine açılmıştır. Davacının mali mesuliyet sigortacısına karşı talep hakkı 6762 Sayılı Türk Ticaret
Kanunu’nun 1292. maddesinde gösterilen hallerde doğacağından ve işbu dava tarihi itibariyle anılan maddede öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden dava tarihi itibariyle davanın dinlenilme kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu suretle; tehiri icra kararı için teminat mektubu verilmesinin ödeme yerine geçmeyeceği,dava tarihi itibariyle davanın dinlenilemeyeceği nazara alınarak, buna göre yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.