Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15574 E. 2013/22683 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15574
KARAR NO : 2013/22683
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.12.2011 gün ve 2009/36-2011/412 sayılı kararı onayan Daire’nin 17.05.2013 gün ve 2012/8161-2013/10234 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafça “LBS” ibareli markanın tescili için yapılan 2006/50079 sayılı başvuruya müvekkilince 205429 sayılı “LİBAS” ibareli markası dayanak gösterilerek itiraz edildiğini ancak diğer davalı TPE YİDK’nın kararı ile bu itirazın reddedildiğini, müvekkilince 1969 yılından bu yana hizmet markası olarak kullanılan “LİBAS” markasının 16.01.1997 tarihinde 35. sınıf hizmetlerde müvekkili adına tescil olunduğunu, bu markanın müvekkilince tanınmış marka haline getirildiğini, davalı markası ile müvekkiline ait marka arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğunu ve tescili halinde müvekkilinin öncelik hakkına aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek, TPE YİDK’nın 17.12.2008 tarih ve 2008-M-3795 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, dava konusu kararın yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkili şirketçe 1983 yılından bu yana 18, 24 ve 25. sınıf mallar yönünden “LİBAS BEBE” markasının aralıksız şekilde kullanıldığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, davacının 1996 yılında markasını hizmet markası olarak tescil ettirebildiğini, markayı ilk tanıtan olmadığını, davacının 12 yıldır sessiz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece itiraza gerekçe markadaki hizmetleri ile dava konusu hizmetlerinin aynı amaca ve tüketici gurubuna yöneldiği, benzer ve ilişkili mal ve hizmetler oldukları, dava konusu “LBS” ibaresinin davacıya ait “LİBAS” ibaresinin kısaltması olduğu, ortalama tüketicinin iki marka arasında bağlantı kurmaları ve sonraki başvuru markasını, davacının önceki markasının bir serisi olarak algılama ihtimalinin bulunduğu, bu suretle davacı markasının ayırt edicilik ve iletişim işlevlerinin zarar görebileceği, davacı markasının KHK’nın 8/1 (b) maddesi uyarınca karıştırılma ihtimaline maruz kalacağı, başvuru markası tescil kapsamında olan 24. ve 25. sınıf malların tamamı ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri”nin, davacı markası tescil kapsamında bulunmadığından, başvuru markasının KHK’nın 8/1 (b) maddesi uyarınca reddinin mümkün olmadığı, taraflar arasında görülen ve kesinleşen yargı kararları ile “LİBAS” ibaresini mağazacılık hizmetleri yönünden kullanma hakkının, ticaret unvanının varlığı ve önceye dayalı hak ilkesi uyarınca davacı şirkete ait olduğunun kabul edildiği, davacı şirketin “LİBAS” markasını fiilen kullandığı mallar ile davalı başvurusu kapsamında kalan malların aynı tür ve benzer olduğu bu nedenle 24 ve 25. sınıftaki mallar yönünden KHK’nın 8/5 maddesi uyarınca da reddinin gerektiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunun “Libas BEBE” olduğu ve ancak bu ibare üzerinde, markayı fiilen kullanma hakkının sözkonusu olabileceği, taşkın kullanımlann “LİBAS” ibareli marka ve ticaret unvanı sahibinin önceye dayalı haklarını ve mülkiyetten kaynaklanan haklarını ihlal edeceği, davacı tarafça tanınmışlık olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, TPE YİDK’nın 2008-M-3795 sayılı kararının 35., 24. ve 25. sınıftaki (deri, kağıt vb. malzemeden giysiler, spor ayakkabılarının çivileri, ayakkabı parçaları yani pençeler, topuklar, konçlar, sayalar, bebekler için naylon donlar hariç) tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davalı taraf adına tescil olunan 2006/50079 sayılı markanın yukarıda sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair verilen karar davalılar vekilleri ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili ve davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı ve davalı …’dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.