Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/15688 E. 2014/3608 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15688
KARAR NO : 2014/3608
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/05/2013
NUMARASI : 2013/1299-2013/590

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.05.2013 tarih ve 2013/1299-2013/590 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Y.. A.. vekili ve davalı M.. D.. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sinan İcik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 15/12/2008 tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında internet bankacılığı kullanılarak hesabındakİ 4.550,00 TL parasının, aynı bankanın başka bir şubesi müşterisi olan davalı M.. D..’ya ait kredi kartı hesabına aktarıldığını, işlem sırasında gönderilen SMS şifresinin, davalı A. A.Ş. tarafından talebi olmaksızın çıkartılan ve üçüncü kişilere verilen sim kartına gönderildiğini, davalı bankanın internet hizmeti verirken gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, davalı GSM şirketinin ise sim kartını üçüncü kişilere vererek SMS şifresinin bu kişilerin eline geçmesine sebep olduğunu ileri sürerek, 4.550 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin internet bankacılığı sisteminde her türlü güvenlik önleminin alındığını, davacının hesabından doğru şifre girilerek işlem yapıldığını, şifrenin korunmasının müşterinin sorumluluğunda olduğunu, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A. A.Ş. vekili, müvekkili şirketinin sadece haberleşme sektöründe faaliyet gösterdiğini,davacıya ait banka hesap hareketlerini kontrol etmek, yönlendirmek ve buna benzer herhangi bir işlem yapma yetkisinin bulunmadığını, olayın müvekkili tarafından meydana getirilmediğini savunmuştur.
Davalı, M.. D.. davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, banka hesabında bulunan paranın 3. kişiler tarafından rızası hilafına alındığı, olayın dolandırıcılık niteliğinde olduğu, dolandırıcılık eyleminin bankaya karşı işlendiği, banka müşterisi olan davacının açmış olduğu böyle bir davada GSM şirketi aleyhine hüküm kurulmasının yerinde olmayacağı, davalı banka gerekli tüm güvenlik önlemlerini almış olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen davacıya ait stajik kişisel bilgilerin davacının kusuru ile üçüncü kişilerin eline geçmiş olduğunu ispat edemediği, davalı bankanın internet bankacılığı dolandırıcılarının GSM operatörleri abone merkezlerinden bir şekilde müşterilerine ait GSM hatlarına sim kart değişikliğini yaptığını ön görmesi, işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirlemek için objektif özel yükümlülüğü gereği yalnızca o müşteriye özel gerekli önlemleri almaması ve uygulamaması nedeniyle kusurlu olup meydana gelen davacı zararından davalı banka ile davalı M.. D..’nın sorumlu olduğu, davalı A. Şirketi’nin sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle, davanın davalı A.. A.. yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalılar Y.. A.. ve M.. D.. yönünden kabulü ile 4.550,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Y.. A.. ve M.. D..’dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, Y.. A.. vekili ve davalılardan M.. D.. temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Y.. A.. vekilinin ve davalılardan M.. D..’nın temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, bozmadan önce bidayet mahkemesince davalılardan M. D. bakımından verilen karar, anılan davalı tarafından temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden kesinleştiği halde ve davalılardan Yapı Kredi Bankası’nın bidayet mahkemesince verilen kararı temyiz etmesi üzerine Dairemizce verilen 10.10.2012 tarihli karar ile banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği halde, bu iki davalı bakımından haklarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davalılar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Y.. A.. vekilinin ve davalılardan M.. D..’nın temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenler davalı Y.. A.. ve davalı M.. D..’ya iadesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.