YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15744
KARAR NO : 2014/5560
KARAR TARİHİ : 21.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 51. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/06/2012
NUMARASI : 2011/337-2012/173
DAVACI : A.. Ş..
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/337-2012/173 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av… ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gemi ile Ukrayna’dan Türkiye’ye taşınan demir kütük yükünün nakliyat sigortacısı olduğunu, geminin 17/12/2010 tarihinde Sevastopol açıklarında karaya oturarak battığını, batık haldeki geminin ve yükün çıkarılması amacıyla davalı ile geminin donatanı arasında enkaz kaldırma – kurtarma sözleşmesi akdedildiğini, yapılan protokol gereğince yükün çıkarılması işlemi için 625.000 ABD Doları masraf ve ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, işlemlerin başlanabilmesi için yediemin olarak E. E. ve T. A. G. tarafından açılan ortak hesaba anılan bedelin davacı ve tenzili muafiyet oranında sigortalı tarafından bloke edildiğini, sigortalının bloke ettiği miktar ile ilgili olarak davalıya karşı olan talep ve dava haklarını müvekkiline temlik ettiğini, davalının enkaz kaldırma işlemi için gerekli tüm izinleri aldığını bildirmesi üzerine sözleşme gereğince 100.000 USD’nin davalıya ödendiğini, yük ilgililerinin batık gemiden çıkartılacak yükün Türkiye’ye taşınması için yükleneceği gemiyi kiralayarak olay yerinde hazır ettiğini, ancak davalının çevrenin korunması için gerekli ekolojik önlemleri almaması nedeniyle batık çıkarma operasyonunun Ukrayna Ekoloji Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve diğer resmi makamlarca durdurulduğunu, sözleşme gereğince batık çıkarma ücret ve masraflarına mahsuben 225.000 ABD Dolarının yükün gemiden tahliyesine başlanması aşamasında, bakiye 300.000 ABD Doları’nın ise yükün tamamının gemiden tahliyesinin tamamlanması ile davalıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı üzerine düşen edimi yerine getirmediğinden sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğinin ve davacının sözleşmeden çayma hakkının mevcudiyeti ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, yedieminler E.E. – T. A. G. hesabında mevcut 525.000 USD’nin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gemide bulunan yükün tahliyesi ve başka gemiye limbo edilmesi işlemlerinin başlanması aşamasında müvekkilinden kaynaklanmayan sebepler ile tahliye işlemlerinin ilgili otoriteler tarafından durdurulduğunu, işlemlerin durmasında donatanın ve gemi adamlarının da kusuru bulunduğunu, enkaz kaldırma sözleşmesi gereğince uyuşmazlığın İngiliz Hukuku uygulanarak Londra’da tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiğini, Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığından davanın Tortola British Islands’da ikame edilmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinin davalıya Adalet Bakanlığı aracılığıyla 17/01/2012 günü tebliğ edildiği, davalı vekilinin yasal süre geçtikten sonra 20/02/2012 tarihli dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunduğu, 06/03/2012 havale tarihli dilekçe ile tahkim, uygulanacak hukuk ve yetki itirazı ile birlikte esas hakkında beyanda bulunduğu, davacı taraf, davalı itirazları ile esas hakkındaki cevaplarının süresinde yapılmadığı ve savunmanın genişletilmesine muvafakati olmadığını bildirdiğinden tahkim ve yetki itirazının süresinde yapılmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede Türk Hukuk’u uygulanacağı kararlaştırıldığından davalı tarafın anılan istemlerinin yerinde olmadığı, işin esasına gelindiğinde de davalının gerekli izinleri almadığı, resmi makamlar tarafından işin yapımının durdurulduğu ve davalıya izin alması için üç gün süre verildiği, davalının olay yerinden tüm ekipmanlarını toplayıp 18/06/2011 tarihinde ayrıldığı, 15/07/2011 tarihi itibariyle de işe başlamadığı, yükün aktarılacağı geminin olay yerine gelip beklediği ve beklediği her gün için sürastarya ücreti tahakkuk ettiği, davacının sözleşmeden haklı nedenle döndüğü, davalıya borçlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya 525.000 ABD Doları borçlu olmadığının tespitine, tedbirin devamına, karar kesinleştiğinde kaldırılarak fondaki 525.000 ABD Doları’nın davacıya aidiyetine, talep halinde iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan enkaz kaldırma sözleşmesinin davalı tarafından gereği gibi ifa edilmediği iddiasına dayalı olarak davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğinin ve davacının sözleşmeden cayma hakkının mevcudiyeti ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, yedieminler adına açılan hesapta bulunan 525.000 USD’nin davacıya iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının gerekli izinleri almadığı, resmi makamlar tarafından işin yapımının durdurulduğu ve davalıya izin alması için üç gün süre verildiği, davalının olay yerinden tüm ekipmanlarını toplayıp 18/06/2011 tarihinde ayrıldığı, 15/07/2011 tarihi itibariyle de işe başlamadığından davacının sözleşmeden haklı nedenle döndüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı vekili, yargılamanın başından beri gemide bulunan yükün tahliyesi ve başka gemiye limbo edilmesi işlemlerinin başlanması aşamasında müvekkilinden kaynaklanmayan sebepler ile tahliye işlemlerinin ilgili otoriteler tarafından durdurulduğunu, işlemlerin durmasında donatanın ve gemi adamlarının da kusuru bulunduğunu, sözleşme konusu işin çok kapsamlı olup üç aşamada gerçekleştirileceğini, birinci aşamanın kirlenmeyi önleyici tedbirlerin alınması ve yakıtın çıkarılması, ikinci aşamanın yükün gemiden tahliye edilmesi ve başka bir gemiye yüklenmesi ve üçüncü aşamanın enkaz kaldırma ve Sevastopol’e teslim edilmesi olduğunu, müvekkili tarafından birinci aşamanın gereği gibi yerine getirildiğinin Ukrayna Çevre ve Koruma Bakanlığı’nın 22. sayılı kararı ile sabit olduğunu, bu kapsamda da müvekkiline 100.000 USD ödendiğini ve akabinde ikinci aşamaya geçildiğini, ikinci aşamadaki işlemlerin gemi donatanı ve gemi adamlarından kaynaklanan sebepler ile durduğunu, buna dair idari makamlarca düzenlenen yazılar bulunduğunu savunmuştur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’nın 275. ve yargılama sırasında yürürlüğe giren HMK’nın aynı doğrultudaki 266. maddesinde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün
alınmasına karar verir” hükmüne yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta dava konusu sözleşmenin davalı tarafından gereği gibi ifasına başlanıp başlanmadığı, gerekli izinlerin davalı tarafından alınıp alınmadığı, bu konuda donatana ya da yük ilgilisine düşen edimler olup olmadığı, davalının aldığını iddia ettiği izinlerin yeterli olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, anılan yasa hükümleri uyarınca iddia ve savunma doğrultusunda bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 21/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.