YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16253
KARAR NO : 2014/5057
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 45. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2013
NUMARASI : 2012/210-2013/200
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.07.2013 tarih ve 2012/210-2013/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi z tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından devralınmış olan Yurt Bank A.Ş.’de hesap açtırdığını, bankaya TMSF tarafından el konulduğunu ve hesap bedellerinin kendisine ödenmediğini, banka görevlilerince tüm mevduat sahiplerinin off-shore hesaplarına yönlendirildiğini, banka görevlilerinin mudilerin bilgisi dışında işlem yapak mudileri zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 18.130,90 TL alacağın 13/10/1999 tarihinden başlamak kaydı ile hesap cüzdanında belirtilen yıllık faiz oranı olan %83 den başlamak üzere vade sonu olan 17/11/1999 tarihine kadar %83 akdi faiz, bu tarihten sonra da 3095 sayılı Kanun’un 2/2 uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, hak düşürücü süre itirazında bulunarak davanın zamanaşımına uğradığını, banka tarafından davacının bilgisi dışında işlem yapılmasının ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, Yurtbank’a yatırdığı mevduatın Yurt Bank Security Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı, ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile Off-shore arasında organik bir bağ olduğu, Yurt Bank A.Ş.’nin davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön
. bulunmamasına, işlem tarihi itibariyle mahkemenin zamanaşımına gerekçe yaptığı ceza kanunu ile ilgili hükmün uygulanamayacak olmasına, zararın doğumu alacağın Off Shore bankasından tahsil edilememesi olgusuna bağlanmış ve gelişen süreçte de Kıbrıs’ta kurulan Yurt Security Off Shore Ltd.’nin herhangi bir mal varlığının bulunmadığının emsal dava dosyaları içeriğinden anlaşılması üzerine de Off Shore bankasına takip yapılmadan veya dava açmadan davalı banka ve sorumluları aleyhine dava açılabileceğinin Dairemizce içtihat edilmesine, davacının zararı Off Shore bankası aleyhine girişilen yasal işlemlerin yapılmasından sonra doğacağından davanın zamanaşımına uğradığı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer’i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde, 18.130,90 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne, 18.130,90 TL’nin TL’nin 13.10.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı tarafından 04.08.1999 tarihinde açılan hesaba yatırılan miktar 13.259,00 TL olup, bu hesaba tahakkuk edilen faiz ve davacı tarafından yatırılan ilave tutarlar sonrası 18.130,90 TL’ye ulaşmıştır. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, asıl alacağa faizler de dahil edilerek, bu miktarın da davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacıya ait Off Shore hesabına havale edilen miktarlar nazara alınarak, anılan miktarın Off Shore aktarıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140’ıncı maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı banka vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı banka ile fer’i müdahil TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.