YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16480
KARAR NO : 2014/4508
KARAR TARİHİ : 10.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2013/68-2013/194
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.05.2013 tarih ve 2013/68-2013/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin davalı şirketin %20 hissesine sahipken mevcut hissesini davalı olan diğer şahıslara devri hususunda 07/06/2006 tarihinde sözleşme imzaladığını, bunun ardından noterden hisse devri yapılıp ortaklar kurulu kararıyla onaylanıp ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, sözleşmede tarafların sorumluluk kapsamının belirlenip devrin yapıldığını, davalıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, sözleşme gereğince davalıların sorumluluğu altında olan SSK prim borçlarının ödenmemesi üzerine uğranılan icra takibi nedeniyle müvekkili tarafından SSK prim borçlarının ödendiğini, bu nedenle yasa ve sözleşme gereğince sorumlu olmalarından dolayı müvekkilince ödenen 18.139,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkilerinin davacıya ödemede bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 07/06/2006 tarihli hisse devir sözleşmesinin 2. maddesinde “alıcılar satıcının ayrıldığı tarihe kadar olan şirketin SSK prim borçları, muhtasar, KDV, belediye harç ve resimleriyle sair vergi borçlarının satıcının kendi hissesine düşen kısmını ödemeyi talep etmeyeceklerini kabul ve taahhüt ederler.” şeklinde düzenlenip imzalandığı, SSK cevaplarından davacı tarafından hisse devrinden önceki döneme ait toplam 18.139,00 TL’nin idareye ödendiği, davacının SSK prim borçlarından yasa gereği sorumlu olan davalı şirketten ve aralarındaki sözleşmenin ikinci maddesi gereğince diğer davalılardan ödediği bu tutarı rücuen talep edebileceği, davalı şirket dışındaki davalılar vekilinin 01/12/2011 havale tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu senet fotokopisi ve buna bağlı ödeme makbuzu fotokopisi ibrazı ile davalıların davacıya 6.000,00 TL haricen ödeme yaptıklarını ileri sürdüğü ve bu ödeme kapsamında davacıya karşı yemin deliline başvurduğu, yemin metni ve muhtırası davacı asile tebliğ edilmesine
. rağmen davacı asilin yemin için davet edildiği oturumda hazır bulunmadığı, bu suretle 6.000,00 TL’lik ödeme kabulü nedeniyle; davacının 12.139,00 TL alacağının tahsilini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 12.139,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sy.2-2. maddesi gereğince yürütülecek faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup davacı sözleşmede aksi kararlaştırılmasına rağmen şirketin hisse devrinden önceki SSK borçlarını ödemek zorunda kaldığını bildirerek bu miktarın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalıların, davadan önce 6.000 TL ödediklerine dair belge ibraz etmeleri üzerine mahkemece davalılara yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak davacının çağrıldığı duruşmaya gelmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalıların ibraz ettikleri 17.10.2008 tarihli ödeme belgesinde açıkça Şişli 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/20608 sayılı dosyasına ödeme yapıldığı ve borçlunun bu suretle ibra olunduğu yazılı olup, davacı vekili bu miktarın 06.03.2008 keşide tarihli devir bedeline mukabil düzenlenen senedin takibe konulması nedeniyle ödendiğini ve SSK borcuyla ilgisi olmadığını bildirmiş, mahkemece ilgili icra dosyası celp edilerek bu ödemenin ne için yapıldığı üzerinde durulmamıştır. Kaldı ki, davalılar vekili delil listesi vermemiş ve yemin deliline de dayanmamış olduğundan mahkemece davalı yemin deliline dayanmadığı halde davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması da doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece Şişli 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/20608 sayılı icra dosyasının getirtilerek bu ödemenin SSK prim borcuna mahsuben yapılmış bir ödeme olup olmadığının tespitinden sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.