YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18674
KARAR NO : 2014/2753
KARAR TARİHİ : 17.02.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2011
NUMARASI : 2005/120-2011/188
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/05/2011 tarih ve 2005/120-2011/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi Y. Ç.’ın ailesi ile birlikte 02.01.2005 tarihinde öldürüldüğünü, katil H. K.’in sonrasında intihar ettiğini, H. K. ve dava dışı M.T.’ın, öldürme eylemi sonrasında muris Y. Ç.’a ait, içerisinde kendi borçlarına ilişkin çek ve senetlerle birlikte, Y. Ç.’ın işletmesi ile ilgili müşteri çeklerini de bulunan kasayı aldıklarını, H. K.’in çaldığı bu çekleri Düzce’den kargo ile göndererek davalılar İ. P. ve M.. C.. aracılığı ile diğer davalı A. P.’e kırdırdığını, davalılardan İ. P.’in Y.’ın katledildiğini ve Hamza’nın bu miktardaki çeki şimdiye kadar kırdırmadığını bildiği halde çekleri aldığını, davalı M.. C..’ın çekleri kırdıran Hamza’yı hiç görmeden, imza ve kimlik bilgilerini tetkik etmeden çeklerin kırımına aracı olduğunu, diğer davalı A.. P..’in ise aracılar eli ile getirilen çekleri, çekleri kırdıran şahsın ciro ve kimliğini kontrol etmeden satın aldığını, davalıların kendilerinden beklenen özen ve basiteri göstermeyerek muris Yılmaz’a ait çeklerin iktisap ettiklerini ileri sürerek, 152.658,00 TL toplam değerindeki çeklerden tahsil olunanların tahsil tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, ibrazına rağmen tahsil olunamayanlar ile henüz ibraz edilmeyenlerin bizzat asıllarının iadesi ile taraflarına tahsil yetkisi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ. P.’in dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşılmıştır.
Davalı M.. C.. yargılamaya katılmamıştır.
Davalı A. P. vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı İ.. P..’in dava tarihinden önce vefat ettiği anlaşıldığından, ölü kişi hakkında açılan davanın reddine; diğer davalılar yönünden ise davaya konu çeklerin meşru hamilinin davacıların murisi Y. Ç.’a ait olduğunun, davalılar tarafından çeklerin davacıların zararına ve kötüniyetle iktisap edildiğinin kanıtlanamadığı, zira davalılar M.. C.. ve A.. P.. hakkında cürüm eşyasını bilerek satın almak suçundan yargılandıkları ceza davasında suçu işlediklerinin sabit olmadığından bahisle beraatlerine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, murislerinin kasasında bulunan çeklerin dava dışı kişiler tarafından gasp edildiğini ve yine dava dışı Ç. Ltd Şti’nin cirosuyla davalı tarafa geçtiğini ileri sürdüğüne göre, davanın zaman bakımından olaya uygulanması gereken 6267 sayılı Yasa’nın 704. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir. Görülen ceza davasında dava konusu çeklerin davacıların murisinden gaspedildiği sabit olduğuna göre, mahkemenin muris Yılmaz’ın yetkili hamil olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesine itibar edilemeyeceği gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı da delil yetersizliğine dayalı olduğundan, mahkemenin bu yöndeki gerekçesine de itibar edilemez. Mahkemece yukarıda belirtildiği üzere, 6762 sayılı Yasa’nın 704. maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığa bakılarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.