YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17824
KARAR NO : 2014/11064
KARAR TARİHİ : 10.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2013
NUMARASI : 2012/55-2013/76
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2012/55-2013/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar E.. Ş.. ve E.. Y.. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Nijerya vatandaşı olup Türkiye’de yaşadığını, evli ve iki çocuk babası olduğunu, müvekkilinin sonradan Hristiyan olup İstanbul’daki bir kilisede rahip yardımcısı olarak çalıştığını, müvekkili Godwill Ogbolu’nun hayat hikayesini yönetmen ve yapımcı olan davalılar E.. Ş.. ve E.. Y..’in iznini almadan senaryolaştırıp “40” isimli filme aldıklarını, filmde müvekkilinin para karşılığı Hristiyan olduğu fikrinin işlendiğini, bu filmde müvekkilinin yaşadığı mekanların birebir aynen alınıp isminin de aynen kullanıldığını, hatta müvekkilinin rolünü oynayan aktörün de müvekkiline neredeyse aynen benzediği, öyle ki bu filmin fragmanlarını internette izleyen birisinin Amerika’dan müvekkilini bu konuda uyardığını, internet ortamında filmin fragmanını izleyenlerin, filmdeki kişinin müvekkili olduğunu anlayabileceklerini, bu isimle arama motorunda arama yapıldığında da müvekkili dışında başka isme rastlanmadığını, izinsiz kullanım nedeniyle müvekkilinin manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, “40” isimli film nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar F.. A.. ile E.. Ş.. vekili, filmdeki hikâyenin davacıya ait olmadığını, ismin de birebir aynı kullanılmadığını, ayrıca filmdeki “Godwill” isimli karakterin kötü bir kişilik olarak işlenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ad ve soyadı, ülkesi, İstanbul’da yaşadığı yer gibi doğrudan kimlik bilgileri ve mücadeleyle arzuladığı yere gelmesi çabasının filmde paralel ama farklı bir hikaye üzerinde kurgulanarak para hırsıyla hareket eden bir karakter olarak sunulması nedeniyle davacının kişilik haklarına tecavüzün gerçekleştiği, salt ad ve soyadın aynen kullanılmasının da zaten ihlalin kabulü için yeterli olacağı gerekçesiyle, yapımcı ve yönetmen olan davalı E.. Ş.. ile E.. Y.. hakkındaki davanın kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın işbu davalılardan tahsiline, diğer davalı F. Film Yapım ve Dağıtım A.Ş. yapımcı olmayıp dağıtıcı olduğundan husumet düşmediği gerekçesiyle, işbu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar E.. Ş.. ve E.. Y.. vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemece, dava dilekçesinin davalı E.. Y..’e tebliği için, davalı F. Film Yapım Dağıtım Reklamcılık A.Ş. adresine tebligat çıkarılmış, tebliğ evrakı aynı adreste birlikte çalışan A. Ç. isimli kişiye teslim edilmiş, davalı F. Film Yapım Dağıtım Reklamcılık A.Ş. vekili Av. M.. T.. tarafından tebligatın tamamı hata ile müvekkili adresine tebliğ edildiği bildirilerek mahkemeye iade edilmiştir. Dosyanın tetkikinden daha sonra belirtilen davalıya dava dilekçesinin tebliğ edilmediği ve davanın, davalı E.. Y..’in yokluğunda neticelendirildiği anlaşılmaktadır. Böylelikle, davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve davalı E.. Y..’e kendini savunma hakkı tanınmadığı görülmektedir.
Anayasa’nın 36, 1086 sayılı HUMK’nın 73 ve 6100 sayılı HMK’nın 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davalı E.. Y.. bakımından taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar E.. Ş.. ve E.. Y.. vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı E.. Y.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı E.. Y.. yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar E.. Y.. ve E.. Ş.. vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılar E.. Ş.. ve E.. Y..’e iadesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.