YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4381
KARAR NO : 2014/11234
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2012
NUMARASI : 2012/246-2012/32
Taraflar arasında görülen davada Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2012 tarih ve 2012/246-2012/32 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı Antalya F.. Üretim vekili Av. M…. Me.. Ö.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %19 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin olağan genel kurul toplantılarının TTK’nın 366. maddesi gereğince Mart ayı sonuna kadar yapılması gerektiğini, fakat 2011 yılı olağan genel kurulu toplantısının halen yapılmadığını, üç aylık yasal sürenin geçtiğini, dolayısıyla toplantının olağanüstü yapılmasının gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin yönetim kuruluna ve denetçiye 2011 yılı genel kurulunun yapılmasını isteyen ihtarname gönderdiğini, fakat genel kurulun toplantıya çağrılmadığını ileri sürerek, müvekkiline genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak üzere izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her ne kadar dava tarihi itibari ile davalı şirketin 2011 yılı olağan genel kurulu toplantısı henüz yapılmamış ve davacının davasında haklı olduğu anlaşılmış ise de, dava tarihinden sonra davalı şirketin olağan genel kurulu toplantısının 30/05/2012 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığı, davalı şirketin kendi haksız hareketiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı anonim şirketin genel kurulunu toplantıya çağırmak üzere mahkemece izin verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından Dairemizce yapılan duruşma sırasında sunulan 10.06.2014 tarihli dilekçe ile taraflar arasındaki 24.04.2012 tarihli hisse devir sözleşmesine istinaden davacının müvekkili şirketteki hisselerini diğer ortak K.. S.. T..’e devrettiği, işbu davada verilen karardan sonra da 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de dahil olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde davacı tarafın işbu davadan feragat etmeyi taahhüt ettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
Feragat, karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nın 309-311. maddeleri uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Yine davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Ancak mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı). Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce davadan feragat ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir. Dolayısıyla öncelikle mahkemece verilen karar Yargıtay’ca bozulmalı, ardından da mahkemece davadan feragat hakkında bir karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta da mahkemece davalı vekilince sunulan sözleşmelerin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilebilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.