YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4532
KARAR NO : 2014/8604
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/05/2012
NUMARASI : 2010/74-2012/100
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve 2010/74-2012/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili tarafından TPE nezdinde tescil edilen mücevherata ilişkin tasarımların, E.. Ş. tarafından tasarlanmış özgün ve yeni tasarımlar olduğunu, tasarımların dünya çapında çok beğenildiğini, ancak müvekkili tasarımlarının ününden faydalanmak isteyen davalının müvekkili tasarımları izinsiz üreterek sattığını, davalının eyleminin endüstriyel tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu gibi haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, tecavüzün tespitine ve men’ine, izinsiz üretilen ürünlere el konulmasına, 5.000,00 TL maddi, 4.000,00 TL de manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, karşı davanın öncelikle süreden sonra da esastan reddini istemiştir.
Davalı vekili, asıl davanın reddini savunmuştur. Karşılık davasında da tasarımların 554 sayılı KHK’nin 5. 6. ve 7. maddelerinde düzenlenen yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığının ortaya çıktığını, tasarımların kamuya mal olduğunu ve harcıalem olduğunu, dolayısıyla tescil edilmeleri ve hukuken korunmalarının mümkün olmadığını ileri sürerek, 2008/00824 numaralı 6 adet tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; karşılık davada ise davanın 10 günlük cevap süresi içerisinde açılmadığı gerekçesi ile süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1)Davacı – karşı davalı T.. T.. Org. ve Taah. Ltd. Şti. tarafından tescilli tasarım hakkına dayalı olarak davalı – karşı davacı şirket aleyhine tasarıma tecavüzün tespit ve men’i ile maddi ve manevi tazminat talepli olarak açılan asıl davada, davalı tarafça üretilen ürünlerin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu ileri sürülmüş ve delil listesinde de daha önce aynı mahkemenin 2009/69 Esas sayılı dosyasına sunulmak istenen ve davalıdan alınan ürün nedeniyle temin edilen faturaya dayanılmıştır. Bu durumda davalı eyleminin, tasarım hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususunda tarafların bildirdikleri deliller çerçevesinde uyuşmazlığın esası incelenerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile asıl davanın husumet nedeniyle reddi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı – karşı davalı T.. T..Org. ve Taah. Ltd. Şti. yararına bozulması gerekmiştir.
2)Davalı – karşı davacı S.. K..M. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, karşı davacı cevap layihası kendisine 14.05.2010 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, yasada gösterilen cevap süresinden sonra 27.05.2010 tarihinde karşı dava açmıştır. Karşılık davanın süresinde açılmamış olması halinde bu durumu tespit eden mahkemenin karşılık davanın harcının da yatırılmış olması nedeniyle müstakil bir dava olduğu da göz önüne alındığında, usûl ekonomisi gereği karşılık davayı tefrik edip ayrı bir esasa kaydedip görmesi gerekir. Yerleşmiş Yargıtay kararları bu yönde olup, bilahare 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 133/2. maddesinde de Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına paralel olarak, karşılık davanın süresinden sonra açılması halinde davaların ayrılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, mahkemece bu yönde işlem yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3)Bozma sebep ve şekline göre, karşı davacı vekilinin vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle taraflar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.