Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/4627 E. 2013/8701 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4627
KARAR NO : 2013/8701
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/02/2012 tarih ve 2011/18-2012/43 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/12/2012günü hazır bulunan davacı vekili Av. …dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılıp, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili liman işletmesine ait liman arazisi içinde davalıya ait boruların dava dışı Özüaydın Vinç İşletmeciliği İnşaat San. Tic. A.Ş. ile yine dava dışı Kırıkkale Nakliyat Ticaret San. Ltd. Şti. tarafından boşaltılıp kamyonlara yüklenmesi sonrasında meydana gelen kaza sonucunda …isimli işçinin hayatını kaybettiğini, …mirasçılarının açtığı dava sonucunda icra takibi nedeniyle müvekkilinin 310.986,46 TL ödemek zorunda kaldığını, asıl sorumluların davalı ile diğer ilgili kişiler Kırıkkale Nakliyat şirketi ile Özüaydın Vinç İşletmeciliği İnşaat San. Tic. A.Ş. olduğunu, bilirkişi incelemesine göre kazanın oluşumunda, davalı … ve Çelik Fabrikaları Türk A.Ş.’nin %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, şimdilik davalının sorumluluğuna düşen 41.464,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan yalnızca liman hizmetleri satın aldığını, SGK tarafından düzenlenen raporda müvekkiline kusur yüklenmediğini savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu olayın iş kazası olduğu, davalının meydana gelen olayda sorumluluğunun bulunduğu, davacının ödeme yaptığı miktarın %10’u oranında davalıdan talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, işkazasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacının liman işletmecisi olduğu, davalıya ait boruların yükleme işinin dava dışı Özüaydın Vinç İşletmeciliği İnşaat San.Tic.A.Ş. tarafından, taşınması işinin ise dava dışı Kırıkkale Nakliyat San.Tic. Ltd.Şti.tarafından yapıldığı, kamyonlara yükleme sırasında Kırıkkale Nakliyat Ltd.Şti.nin işçisi olduğu anlaşılan …’in kamyondan düşerek yaşamını yitirdiği, müteveffa …mirasçılarının işbu davadaki davacı ile Kırıkkale Nakliyat Ltd.Şti.ne karşı İş Mahkemesi’nde açtıkları dava sonucunda davacının ilama bağlı olarak davaya konu ettiği tazminatı ödediği, o davanın işbu davadaki davalıya da ihbar edildiği tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Uyuşmazlık, yükleme ve taşımaya konu boruların sahibi olan davalının işkazasına bağlı olarak meydana gelen ölüm olayında kusurlu olup olmadığı, bu bağlamda davaya konu tazminattan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, gerek iş mahkemesinde gerekse yargılama aşamasında alınan bilirkişi kurulu raporuna göre yükün sahibi olan davalının, yükleme sırasında kontrol ve denetim mekanizması kurmadığı, nezaretçi bulundurmadığından hareketle dava konusu işkazasında %10 kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, salt taşınmak üzere yüklenmekte olan yükün sahibi olan davalının yükün yüklenmesi sırasında başında bizzat bulunmasını gerekli kılacak bir sözleşmenin varlığı iddia edilmediği gibi esasen davalının gerek davacı liman işletmecisi, gerekse yüklemeyi ve taşımayı yapan anılan şirketler üzerinde bir denetim ve gözetim görevinin olduğu da iddia edilip ispat edilebilmiş değildir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, yükün sahibi olan davalının davacıya ait olan bir liman sahasında ne şekilde kontrol ve denetim mekanizması kurması gerektiği, esasen bunun fiilen mümkün olup olmadığı, bu bağlamda yüklenmekte olan yükün davalıya ait olmasının davalının sorumlu tutulması için yeterli bir neden olup olamayacağı denetime elverişli bir şekilde tartışılmaksızın bu yönden eksik olan ve davalıya kusur izafe eden bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince, davacı vekilince ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep edilmiş olmasına, mahkemece de gerekçede bu istemin kabul edilmesine rağmen gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak biçimde hüküm kısmında dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de kabul şekli bakımından doğru bulunmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.