YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5168
KARAR NO : 2013/22399
KARAR TARİHİ : 09.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/07/2012 tarih ve 2010/1022-2012/857 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle tanzim edilen fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını, takibe davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile davalının %40′ tan aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, daha önce aynı faturaya istinaden Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığını, derdestlik nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın öncelikle usulden, kabul edilmemesi halinde esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin dava dosyasının, gönderme kararı ile Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderildiği ve 2012/480 esas numarası üzerinden yargılamanın devam etttiği, her iki dava dosyasının taraflarının, konusunun ve sebeplerinin aynı olduğu gerekçesiyle, davalının usulune uygun ilk itirazının HMK 115/2 ve 2 mad.uyarınca kabulü ile dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının derdestilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin davalı vekilinin işbölümü itirazına istinaden verdiği gönderme kararı üzerine herhangi bir işlem yapılmamıştır. Gönderme kararı tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 193. maddesinde, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir.
Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Derdestlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürürücü süredir. Davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava, başkaca bir işleme bağlı olmadan doğrudan doğruya ve kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın anılan gerekçe ile usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.