Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/5726 E. 2014/3388 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5726
KARAR NO : 2014/3388
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 16. Asliye … Mahkemesi’nce verilen 17.12.2012 tarih ve 2011/23-2012/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili …’ın annesi …’ın noterden kendisine verdiği vekaletname ile 05.04.1996 tarihinde Türk … Bankası … Şubesi’nde annesi ve kendi adına 300-202416 hesap no.lu müşterek vadesiz tasarruf mevduatı hesabı açtığını,1996 yılında … Ağır Ceza Mahkemesi’nde müvekkilinin de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında açılan bir dava nedeniyle müvekkilinin hesaplarına tedbir konulmasına karar verildiğini, 23.11.2005 tarihli, 27.12.2005 tarihinde kesinleşen ek kararla tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, müvekkili …’ın parasını çekmek için o sırada tasfiye sürecine giren davalı bankaya başvurduğunu, ancak davalı banka yetkililerinin paraların çekildiğini, hesaplarında kapatıldığını söylendiğini, tedbir nedeniyle bunun mümkün olmadığını düşünen müvekkilinin durumun incelenmesi için 06.01.2006 tarihli dilekçe ile davalı bankaya başvurduğunu, davalı bankanın 01.02.2006 tarihli cevabi yazısında; dava konusu müşterek hesaptaki 2.500.00 TL’nin 06.07.2001 tarihinde 258 nolu kasa fişi ile 6.129 TL’nin ise 06.08.2001 tarihinde 146 numaralı kasa fişi ile çekilmek suretiyle hesabın kapatıldığını iddia ederek ödemeden kaçındıklarını, oysa müvekkillerinin hesabındaki paraları çekmediğini, davalı banka personelinin, müvekkilinin müşterek hesabında bulunan paralan tedbire rağmen usulsüz işlemlerle yanlış kişiye ödediklerini veya … gibi göstererek kendilerine mal ettiklerini, davalı bankanın hesaptaki parayı ilk üç ayda repo yapmasına rağmen müvekkilinin talimatının aksine repo işlemini yenilemediğini, hesaba vadesiz mevduat faizi uyguladığını, davalı banka personelinin, söz konusu parayı müvekkilinin talimatı doğrultusunda sürekli olarak repoda tutmaya devam etse ve usulsüzlük ödeme ile hesabı kapatmasaydı, paranın dava tarihine kadar 60.000,00 TL’ye ulaşacağını,
davacı müvekkilinin uğradığı zararın reponun yenilenmediği 31.10.1996 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 10.008 TL avans faizi ile karşılanamayan 47.550 TL munzam zararının olduğunu iddia etmiş ve başta işlemiş faiz ve munzam zarar olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 2.567,29 TL’si mevduat hesabından usulsüz ödenen para, işlemiş faiz alacaklarının şimdilik 1.500 TL’lik kısmı ve munzam zararlannın şimdilik 1.500 TL’lik kısmı olmak üzere toplam 5.567,29 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren her ay en yüksek aylık mevduat faizi işletilerek anaparaya eklenmesi ve yeniden en yüksek aylık mevduat faizi uygulanarak bulunacak tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen … 9. Asliye … Mahkemesi’nin 2009/816 Esas sayılı davada, davacı vekili, müvekkilinin 22.04.1996 tarihinde Türk … Bankası … Şubesi’nde 310-163352 hesap no ile aylık vadeli tasarruf mevduat hesabı açtırdığını, 1996 yılında … Ağır Ceza Mahkemesi’nde müvekkilinin de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında açılan bir dava nedeniyle müvekkilinin hesaplarına tedbir konulmasına karar verildiğini, 23.11.2005 tarihli, 27.12.2005 tarihinde kesinleşen ek kararla tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, müvekkili …’ın parasını çekmek için o sırada tasfiye sürecine giren davalı bankaya başvurduğunu ancak davalı banka yetkililerinin paraların çekildiğini, hesaplarında kapatıldığını söylediklerini, tedbir nedeniyle bunun mümkün olmadığını düşünen müvekkilinin durumun incelenmesi için 06.01.2006 tarihli dilekçe ile davalı bankaya başvurduğunu, davalı bankanın 01.02.2006 tarihli cevabi yazısında; dava konusu vadeli hesaptaki 5.166,93 TL’nin 06.08.2001 tarihinde 145 nolu kasa fişi ile … adına düzenlenmiş hüviyet fotokopisi ile çekilmek suretiyle hesapların kapatıldığını iddia ederek ödemeden kaçındıklarını, oysa müvekkilinin hesabındaki paralan çekmediğini, davalı banka personelinin, müvekkilinin vadeli hesabında bulunan 5.166,93 TL’nin tedbire rağmen usulsüz işlemlerle yanlış kişiye ödediklerini veya … gibi göstererek kendilerine mal ettiklerini, banka cüzdanının halen müvekkilinde olduğunu, sahte nüfus cüzdanı bilgilerinin, müvekkilinin gerçek nüfus cüzdanı bilgilerinden farklı olduğunu ve tediye kasa fışindeki imzanın, görünüş olarak müvekkilinin imzası ile benzerliğinin bulunmadığını, müvekkilinin bir ay vadeli olarak değerlendirdiği parasının, hesabının usulsüz olarak kapatıldığı 06.08.2001 tarihinde 5.166,93 TL’ye ulaştığını, hesap usulsüz olarak kapatılmasaydı müvekkilinin parasının bugüne kadar 50.000 TL’ye ulaşacağını, davacı müvekkilinin uğradığı zararın, usulsüz ödemenin yapıldığı 06.08.2001 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş 10.183 TL avans faizi ile karşılanamayan 34.650 TL munzam zararının olduğunu iddia etmiş ve başta işlemiş faiz ve munzam zarar olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklan saklı kalmak kaydıyla; 5.166,93 TL’si mevduat hesabından usulsüz ödenen para, işlemiş faiz alacaklarının şimdilik 100 TL’lik kısmı ve munzam zararlarının şimdilik 300 TL’lik kısmı olmak üzere toplam 5.566,93 TL alacaklannın dava tarihinden itibaren her ay en yüksek aylık mevduat faizi işletilerek anaparaya eklenmesi ve yeniden en yüksek aylık mevduat faizi uygulanarak bulunacak tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 03/11/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile; asıl dava ile ilgili olarak, davacı müvekkili …, davalı bankadaki parasının durumunu öğrenmek ve çekmek için 06/01/2006 tarihinde yazılı olarak başvurduğu, bu nedenle munzam zarara, reponun yenilenmediği 31.10.1996 tarihinden, müvekkilinin parasını çekmek istediği ve borçlu
bankanın temerrüde düştüğü 06.01.2006 tarihine kadar repo ile avans faizi arasındaki fark kadar, 06.01.2006 tarihinden ödemenin gerçekleştiği güne kadar ise Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; yıllar itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve devlet tahvillerine verilen faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlanna ilişkin rakamlar tespit edilerek munzam zararlannın tespit edilmesini ve … 9. Asliye … Mahkemesi’nin 2006/816 E sayılı birleşen dosyası ile ilgili olarak; hesabın usulsüz olarak kapatıldığı 06.08.2001 tarihinden, müvekkilinin parasını çekmek istediği ve borçlu bankanın temerrüde düştüğü 06.01.2006 tarihine kadar para vadeli mevduatta kalmaya devam etseydi ulaşacağı değerle gecikme faizi arasındaki fark kadar; 06.01.2006 tarihinden ödemenin gerçekleştiği güne kadar ise Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere; yıllar itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve devlet tahvillerine verilen faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlanna ilişkin rakamlar tespit edilerek munzam zararın tespitini, zira ekonomik ölçütlerde büyük değişimlerin oluduğunu ve müvekkili parasına kavuşamadığından değer kaybını öneleyecek yatırımlarında yapılamadığını ve 10.183 TL tabirini çıkararak neticeden, 100 TL olarak talep ettikleri gecikme faizi alacaklarını 13.450,86 TL olarak ve davadan sonraki munzam zarar alacağı hakları saklı kalmak üzere 300 TL olarak talep ettikleri munzam zarar alacaklarını ise 34.650 TL olarak davalıdan tahsili istenmiştir.
Davalı vekili,tediye talebi sırasında ibraz edilen kimlikteki tüm bilgiler ile bankanın müşteri izleme bilgilerinin örtüştüğünü, davacının iddiasının aksine dava konusu olan 300-202416 nolu hesap üzerine tedbir konulması için müvekkili bankaya gönderilmiş olan herhangi bir tezkere ve bunun neticesinde hesaba uygulanan tedbirin mevcut olmadığını, keza tedbirin kaldırılması konusunda da müvekkili bankaya yazılan müzekkerenin olmadığını, sadece tüm bankaları kapsayacak şekilde 06.01.2006 tarihinde genel bir müzekkere yazılarak başlık olarak da Türk … Bankası … Şubesi dendiğini,bu tarihte tasfiye halinde olan müvekkili bankanın tüm şubelerinin kapatıldığını, müvekkili bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin BDDK’nın 15.06.2001 tarihli 346 sayılı kararı ile 01.07.2001 tarihinden itibaren kaldırıldığını, müvekkili bankanın durumunun 19.08.2002 tarihli Milliyet ve Sabah gazetelerinde ilan edildiğini, bu ilan ile mevduat sahiplerinin bankada bulunan mevduat hesap bakiyelerinin vadeli olsalar bile vadeleri beklenmeksizin iki ay içinde iade edileceğinin duyurulduğunu, 12.11.1999 tarihinde …’de gerçekleşen depremde bankanın … Şubesi lokalinin yıkılması neticesinde depremden önceki tüm kayıtlar, evraklar, demirbaşlar ve kanunen saklanması gereken kayıtların saklandığı arşiv bölümünün tamamen enkaz altında kaldığını ve zayi olduğuna dair … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/270 D.İş sayılı dosyasından hasar ve zarar tespiti yapıldığını, davacı … ve …’ın müvekkili bankada hiçbir alacak hakkının mevcut olmadığını, davacıların alacağı tespit edildiği takdirde uygulanacak faizin avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, ödemede nüfus cüzdanının kullanılması olgusunun göz önünde bulundurularak, davacının nüfus cüzdanım iyi saklamamasının müterafik kusur teşkil ettiğini, davacının munzam zarar talep hakkının olmadığını, munzam zarar talep şartlan olan; temerrüt olgusunun bulunması, temerrüt faizi ile karşılanmayan zararının bulunması, munzam zarar ile borçlunun direnimi arasında uygun illiyet bağının
bulunması, munzam zararın oluşmasında borçlunun kusurlu olması olup, davada bu şartlann gerçekleşmediğini, müvekkili bankanın hisselerinin %84,52’sinin maliki Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na ait olduğunu, ayrıca bankanın yönetim ve denetiminin de Fon’a intikal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,davalı banakanın davacılara ait hesaplardaki paraları usulsüz ve sahte imzalarla yetkisiz kişilere ödediği,paraların çekildiği tarihte hesaplarda tedbir bulunması nedeniyle davacıların hesaplarda tasarruf etme imkanının bulunmadığı,bankanın özen borcunu ihlal ettiği,davacının bankaya gönderdiği 06/01/2006 tarihli yazı sonrası bankanın 07/01/2006 tarihinde temerrüde düştüğü,ancak davacının munzam zararının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 3.218,47 TL’nin 2.567,29 TL’sine dava tarihinden itibaren işleyececek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine , birleşen … 9. Asliye … Mahkemesi’nin 2009/816 Esas sayılı davada; davanın kısmen kabulüne, 9.429,16 TL’nin 5.166,93 TL’sine birleşen dava tarihi 11/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan alınmasına, davalı harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.