YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9954
KARAR NO : 2013/18720
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/02/2013 tarih ve 2012/78-2013/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında icra takibi başlattıklarını, takip kapsamında borçlunun hesaplarına bloke konulması için davalı bankaya müzekkere yazıldığını, gönderilen müzekkereye verilen cevapta borçlunun iki hesabı olup bunlardan birinin emekli hesabı olması nedeniyle diğerinin üzerine bloke konulduğunun bildirildiğini, oysa bu hesabın emekli maaşının alınması dışında da kullanıldığını, borçlunun para transferini bu hesap üzerinden yürüttüğünü, hesaba toplamda 5.138,27 TL para girişi olduğunu, bankanın vadesiz hesaba bloke koymayarak müvekkilinin hak kaybına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.138,27 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hesabın emekli maaşı dışında süreklilik arzeden bir hesap olmadığını, müvekkilinin bu hesaba gelebilecek paraların takibinin yapılması konusunda bir sorumluluğunun bulunmadığını, doğmamış alacağa haciz konulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, emekli maaşının haczinin mümkün olmadığı, maaş hesabına başka yerden para gelip gelmediğinin de personelce sürekli kontrol edilemeyeceği, ikinci talep üzerine hesaba konulan haczin şikayet üzerine mahkemece kaldırıldığı, davalının sorumluluğunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankaya gönderilen ilk müzekkere tarihinde dahi dava konusu edilen tutarın dava dışı borçlunun hesabında bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.