YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9959
KARAR NO : 2013/18721
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/02/2013 tarih ve 2012/345-2013/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2001 yılında davalı banka … Şubesi’nde ticari hesap açtığını, bu hesaptan müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında 13.07.2001-14.08.2001 tarihleri arasında değişik tarihlerde toplam 20.955 TL’nin başka hesaplara transfer edildiğini ileri sürerek, 20.955 TL’nin 10.08.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu işlemlerin davacı tarafından verilen 16.08.2001 tarihli talimat doğrultusunda … isimli şahsa verilen yetki kapsamında gerçekleştirildiğini, davacının bu hesabı … Gıda Ltd. Şti’nin yan hesabı olarak kullandığını, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/1082 E. Sayılı dosyası kapsamında talimattaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı …’ye 16.08.2001 tarihli belge ile yetki verdiği, gerek yetki belgesi önceki gerekse yetki belgesi verilmesinden sonraki havale işlemlerinin … tarafından gerçekletirildiği, davacının da bu dönemde bankadaki hesabından bir kısım işlemler yaptırdığı, davanın uyuşmazlık konusu işlemlerin gerekleştirilmesinden uzunca bir süre sonra açıldığı gözönüne alındığında davacının temsil yetkisi verdiği … tarafından 16.08.2001 tarihinden çok kısa bir süre önce gerçekleştirilen havale işlemlerinden haberdar olmadığının kabul edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, söz konusu işlemlerin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiği ve işlemlerin davacı tarafça benimsendiğinin kabul edileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.