Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10779 E. 2014/18719 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10779
KARAR NO : 2014/18719
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2010/168-2014/31

Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2010/168-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, her iki müvekkilinin davalı şirkette %16,25 oranında hissesinin bulunduğunu, ayrıca muris Hakkı İnci’den intikal eden hisselere de sahip olduklarını, ihtara rağmen şirketin müvekkillerine kar payı dağıtmadığı halde murisin diğer mirasçılarına kar payı verildiğini ileri sürerek şimdilik her bir müvekkiline 15.000 TL kar payı ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin ana sözleşmesine göre sermayenin %20’si oranında yedek akçe ayrılmasının öngörüldüğü, ancak her sene kardan kesilen %5 lik oranın sermayenin %20’sine ulaşmadığı, şirketçe ortaklarına kar payı dağıtması şeklinde karar alınmamış ise de dosyaya yansıyan tanık beyanlarında bazı ortaklara ödeme yapıldığı, kurumsal nitelikte olmayan şirketlerin yönetiminin TTK hükümlerine riayet konusunda hassas olmadıkları, şirketin kar dağıtmaması için makul ve geçerli bir sebebin ileri sürülmediği, buna rağmen bazı ortaklara ödeme yapılmasının eylemli bir kar dağıtılması niteliğinde olduğu, bazı hissedarlara kar payı verilmeyerek hakkın kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için 13.222,31 TL olmak üzere toplam 26.444,62 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kâr payının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, kâr payı dağıtımına ilişkin karar alınmamış ise de, tanık beyanları uyarınca bazı ortaklara kâr payı dağıtımı yapıldığı, bunun eylemli kâr dağıtımı niteliğinde olduğu, bazı hissedarlara kâr payı verilmemesinin hakkın kötüye kullanımı niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, alınan tüm bilirkişi raporlarında dava konusu dönemler için şirketin kâr payı dağıtımına ilişkin bir karar almadığı, elde edilen kârın “geçmiş yıl kârları hesabına” aktarıldığı ve bu hesapta tutulduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarına göre, elde edilen kârın şirket bünyesinde muhafaza edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece bir başına tanık beyanlarına dayalı olarak kârın diğer ortaklara dağıtıldığı sonucuna varılması ve buna bağlı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.