YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8121
KARAR NO : 2014/15612
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ : İZMİR (KAPATILAN) 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2012/338-2013/385
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/338-2013/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile birlikte D. İnşaat Turizm Nakliye Kömür Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin %50 hisseli ortağı olduğunu, şirket ana sözleşmesi uyarınca şirketi temsile yetkili olarak 10 yıl süreyle dava dışı N. O.ile davalının tayin edildiğini, şirketin davalının annesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını ve işbu sözleşme uyarınca davalının annesine ait taşınmaz üzerinde yapılacak bağımsız bölümlerin satışı neticesinde elde edilecek gelirin %55’lik hissesinin şirkete, %45’lik hissesinin arsa sahibine ait olacağının kararlaştırıldığını, davalının ortaklara ve şirketin diğer müdürüne gerek inşaatın yapımı, gerekse de hesaplarla ilgili herhangi bir bilgi vermediği gibi, davalı tarafından ödemesi yapılan bazı faturaların ve yapılan harcamaların da şüpheli olduğunun tespit edildiğini ayrıca, şirket adına çekilen kredinin ne şekilde kullanıldığının tespit edilemediğini, şirketin ana sözleşmesine ve kuruluş amacına aykırı olarak, müvekkilinin muhalefetine rağmen apart otele dönüştürüldüğünü, bağımsız bölümlerden ikisinin arsa sahibi tarafından satıldığını ancak, satış bedellerinin gerçeği yansıtmadığını ve sözleşme uyarınca satış bedelinden şirkete ödenmesi gereken miktarın ödenip ödenmediğinin de belli olmadığını, şirket müdürü davalının şirket menfaatlerine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, TTK’nın 161, 162 ve 543. maddeleri uyarınca davalının yetkilerinin kaldırılmasına ve şirket müdürlüğünden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, gerçekte şirketi zarara uğratan ve sermaye koymaksızın, kendisi ve ailesi tarafından tamamlanan inşaattan haksız yarar sağlamaya çalışanın davacı taraf olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği ve zarara soktuğu konusunda inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK’nın 161, 162 ve 543. maddelerine dayalı olarak açılmış davalı şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılması ve azli istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, uyuşmazlık tarafların ortak olduğu şirket ile davalının annesi arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığına göre, davalı şirket müdürünün anılan sözleşme hükümlerinin gereklerini yerine getirip getirmediği, yapılan işlerin sözleşmeye uygun olup olmadığı, sözleşme uyarınca şirket hissesine düşen taşınmazların değerinde satılıp satılmadığı, taşınmazların satım bedellerinin nerelere harcandığı, davacı tarafın dayandığı icra ve dava dosyaları ile bu dosyalarda davalı tarafından yapıldığı belirtilen feragat ve ibralar ile davalı aleyhine başlatılmış bir ceza soruşturması ya da açılmış bir ceza davası varsa ilgili ceza soruşturma ve
dava dosyalarının da getirtilip incelenerek, aralarında inşaat mühendisi, mali müşavir ve şirketler hukuku alanında bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor da aldırılmak ve tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.