Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11656 E. 2014/15942 K. 20.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11656
KARAR NO : 2014/15942
KARAR TARİHİ : 20.10.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/02/2014 tarih ve 2013/598-2014/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 27.09.2007 tarih ve 8 O 131/07 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme ilamının bakanlık aracılığıyla Lahey Sözleşmesine uygun olarak 29.11.2010 tarihinde tebliğinden sonra davalı vekili tarafından yabancı mahkeme nezdinde yapılan temyiz başvurusunun kararın 01.10.2007 tarihinde davalıya adi posta yoluyla tebliğ edildiği ve temyiz süresinin geçtiği, 29.11.2010 tarihinde yapılan tebligatın davalıya yeni bir temyiz hakkı bahşetmeyeceği, davalıya gıyabi kararın tekrar resmi olarak tebliğinin temyiz süresinin başlangıcı için önemsiz olduğu gerekçesiyle reddedildiğinin anlaşıldığı, Türkiye Cumhuriyeti ile … Cumhuriyeti arasında 28.04.1974 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli adli yardımlaşmaya ilişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yollardan yapılacağının kararlaştırıldığı, bu yolla yapılmayan bir tebligatın geçersiz olduğundan ortada kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.