Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11898 E. 2014/18461 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11898
KARAR NO : 2014/18461
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/05/2014 tarih ve 2013/412-2014/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanan dava dışı … Lojistik Limited Şirketine ait emtianın, davalı tarafından İzmir’den Antalya’ya nakledilmesi işinin üstlenildiğini ancak araç sürücüsünün emtianın teslim edileceği depo önüne aracı park edip olay yerinden ayrıldığını, daha sonra emtianın büyük oranda çalındığının belirlendiğini, olay sebebiyle davalının kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, 55.460 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye göre; 6762 sayılı TTKnın 767. madde düzenlemesine göre taşıma mukavelesinden doğan tüm alacakların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, zararın meydana geldiği tarih tam olarak belirlenemese de dava dışı sigortalı şirketin konuyla ilgili emniyete başvurarak şikayetçi olduğu ve davacı … şirketine ihbarda bulunduğu 04/05/2010 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı, dava tarihinin ise 05/07/2011 olduğu, kanunda öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının gerekli tüm önlemleri aldığı ve doğan zararda kusuru dahi olmadığı için TTK 767/5 madde hükmünün uygulanamayacağı, ayrıca sigorta poliçesinin hükümlerine göre sahte belgeyle yapılan taşımalarda ziya hali teminat kapsamı dışında kaldığı, davacının teminat kapsamı dışında kalan bir ödeme yaptığı ve bunu davalıdan talep edemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir. Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere öncelikle davacının sigortalısına yaptığı ödemelerin poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Poliçenin Sorumluluk Şartı Klozu başlığı altında yer alan düzenlemeye göre ” Kiralık araçlarla yapılan taşımalarda, sigortalı, sevkiyat başlamadan önce, aracın ruhsat ve araç sürücüsünün ehliyet fotokopisini temin ederek hasar ve ziya durumda sigortacıya tevdi edecektir, sahte olmaları halinde hasar ve ziya teminat kapsamı dışı olacaktır”. Dava konusu somut olayda sahte ehliyet belgesi ile taşımanın gerçekleştirildiği sabit olmakla, davacı … şirketinin yaptığı ödemeler bu durumda poliçe teminatı kapsamı dışında olup, davacı sigortacı bu ödemeyi alacağın temliki hükümlerine göre de devralmadığından aktif dava ehliyeti yoktur. Bir davada aktif dava ehliyetinin zamanaşımı def”inden daha önce incelenip değerlendirilmesi gerektiğinden, kararın gerekçesinde yer alan zamanaşımı nedeniyle davanın reddi usulen doğru değil ise de, mahkemenin yukarıda açıklanan diğer gerekçeyle davayı reddi doğru olmakla, yerinde olan bu gerekçeyle ret kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.