YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/940
KARAR NO : 2017/3979
KARAR TARİHİ : 15.05.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 1.935,22 TL maddi, 1.500 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2007 tarih, 2005/305-2007/75 sayılı ceza dava dosyasında davacının (sanık) yüzüne karşı verilen beraat hükmünün 14/02/2012 tarihinde kesinleştiği, buna karşın tazminat davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 30/05/2014 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddi yerine, yargılamaya devamla davacı lehine tazminata hükmedilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Davacının tutuklu kaldığı sürenin Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2010 tarih, 2008/160-2008/1027 sayılı ek kararı ile başka suçtan olan mahkumiyetinden mahsubuna karar verildiği ve CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumunun tazminata engel oluşturmayacağı dikkate alınıp, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nasafetin sağlanması gerektiği de gözönünde bulundurularak davacı lehine makul bir maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden, fazla miktarda maddi ve manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.