YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12322
KARAR NO : 2014/13552
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/09/2013
NUMARASI : 2013/398-2013/398 D.İŞ
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/09/2013 tarih ve 2013/398-2013/398 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi muteriz borçlular vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, 63.731,55 TL üzerinden kabul edilen ihtiyati haciz kararına dayanak teşkil eden kredi sözleşmelerinden 19.04.2005 tarihli sözleşmede, müvekkillerinin kefalet limitlerinin gözönünde bulundurulmadığını, dayanak sözleşmelerden 29.08.2012 tarihli sözleşmede ise 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 583 ve 584 maddeler gereğince kefaletin şekil şartlarına uyulmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf alacaklı vekili, itiraz sebeplerinin İİK 265. maddede öngörülen sebeplerden olmadığını savunarak, itirazın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, muteriz borçlular vekili tarafından ileri sürülen itiraz sebeplerinin yargılamayı gerektirdiği ve İİK 265. maddesinde öngörülen sebeplerden olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, muteriz borçlular vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, muteriz borçlular vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) İstek, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Her ne kadar mahkemece, talep gibi 63.731,55 TL üzerinden muteriz borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş ve bu karara yönelik itiraz yukarıda belirtilen gerekçe ile reddedilmiş ise de, talep dilekçesine ekli kredi sözleşmesi ve kefalet taahhüdü gözetildiğinde, muteriz borçlulardan A.. A..’ın 60.750 TL, U.. K..’un ise 40.000 TL limitle kefaletlerinin bulunduğu anlaşılmış olup, kefillerin ancak limit miktarı ve kendi temerrüdlerinin sonuçları ile sorumlu olabilecekleri hususu gözetilerek değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün muteriz borçlular lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle muteriz borçlular vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle muteriz borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün muteriz borçlular yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.