Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7961 E. 2014/13476 K. 10.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7961
KARAR NO : 2014/13476
KARAR TARİHİ : 10.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/03/2013
NUMARASI : 2012/227-2013/70

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/03/2013 tarih ve 2012/227-2013/70 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/09/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ile davalı vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde hesabının bulunduğunu, bu hesabından banka çalışanı E Al tarafından usulsüz işlemlerle para çekildiğini, 49.114,43 TL’nin müvekkili tarafından alınmadığı için çalışanının yaptığı usulsüzlükten davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 49.114,43 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle toplam talebini 111.316,50 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, davacı hesabındaki para hareketlerinin davacının iradesi doğrultusunda yapılmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka vekili tarafından dava dosyasına sunulan dekont fotokopilerinin delil vasfı taşıdığı, davacının davalıdan alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka nezdinde bulunan davacı hesabından talimatı olmaksızın dava dışı banka çalışanınca usulsüz para çekildiği iddiasıyla mevduatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiği söylenemez. Dairemizin bozma ilamında davacının davayı konu ettiği paranın hangi tarihte hangi işlemlerle çekildiği, davacı imzasını taşıyan dekontların davaya etkisi, davacı hesabından davacı eşi Ç Ahesabına yatırıldığı ileri sürülen 39.860,59TL’nin akıbeti belirlenerek, davacı icazeti veya zararının oluşup oluşmadığı, anılan işlemlerin gerçekleşmesinden davalı bankanın sorumlu olup olmadığının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde bu husular tek tek tartışılmadığı gibi mahkemenin bir cümleden ibaret dekont fotokopilerinin delil vasfında bulunması nedeniyle davanın kanıtlanamadığı
yönündeki gerekçesi de yerinde değildir. Dosya içinde davacının katılan sıfatıyla verdiği ceza dosyasındaki ifadesi ve eylemin dolandırıcılık suçu oluşturduğu yönündeki ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu bulunmasına rağmen ceza dosyasının akıbeti de araştırılmamıştır.Bu durumda, ceza dosyası getirtilip, bu dosyadaki deliller de bir bütün halinde değerlendirilerek, gerekirse ceza dosyasının akıbeti beklenerek, önceki bozma ilamı kapsamında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.