Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14467 E. 2014/17019 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14467
KARAR NO : 2014/17019
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… (Kapatılan) 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/05/2014 tarih ve 2013/296-2014/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı eşinin limited şirket ortağı olduklarını, taraflar arasında boşanma davası bulunması nedeniyle şirkette hiç bir toplantı yapılamadığını, karar alınamadığını, şirketin gayri faal hale geldiğini ve sürekli zarar ettiğini ileri sürerek, … Medya ve Prodüksiyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti’nin fesih ve tasfiyesi ile şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının kendisini şirketten zorla uzaklaştırdığını savunarak, davanın reddini istemiş, bilahare şirketteki hisselerini alacak ve borçları ile birlikte bedelsiz olarak davacıya devretmeyi kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636/3. maddesi uyarınca limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, haklı nedenle şirketin feshinin talep edilmesi halinde mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Somut uyuşmazlıkta davalı, duruşmada alınan beyanında şirketteki hissesini alacak ve borçları ile birlikte bedelsiz olarak davacıya devretmeyi kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamına göre davalı tarafça davacıya yapılmış bir devir bulunmadığından davanın konusuz kalması da söz konusu değildir. Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de, HMK’nın 331/1. maddesine göre “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” Davalı, davaya sebep olan olaylar yönünden davacının kusurlu olduğunu savunduğundan, tarafların dava tarihindeki haklılık durumunun tespit edilmesi, daha sonra yargılama gideri ve vekalet ücreti takdiri gerekirken, anılan ilkenin gözardı edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.