Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14735 E. 2014/16677 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14735
KARAR NO : 2014/16677
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

MAHKEMESİ : KOCAELİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/04/2014
NUMARASI : 2013/233-2014/87

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2014 tarih ve 2013/233-2014/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların 29.03.2001 ila 11.08.2011 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştıklarını, ayrıca yönetim kurulu başkanı tarafından 12.08.2009 tarihinde ticari vekili olarak yetkilendirildiklerini, davalıların bu yetkilerini kullanmaya devam ettikleri esnada müvekkili ile aynı konuda faaliyet gösteren …İnş. Çim. Uçucu Kül Maden San. Tic. Ltd. Şti’yi kurduklarını, bu şekilde ticari vekiller için öngörülen rekabet yasağını ihlal ettiklerini, kurdukları şirketin müvekkilinin devamı izlenimini verererek müşterileri kendilerine yönlendirdiklerini, müvekkilinin müşteri portföyünü … İnş. Çim. Uçucu Kül Maden San. Tic. Ltd. Şti’ye aktardıklarını ileri sürerek şimdilik 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili V.. T..’nin muhasebe sorumlusu olarak çalışmakta iken 11.08.2011 tarihi itibariyle, müvekkili S.. Y..’ın da satış sorumlusu olarak çalışmakta iken 14.01.2012 tarihinde iş akitlerinin feshedildiğini, davada müvekkillerinin iş akti ile çalışmakta iken rekabet yasağına aykırı hareket ettikleri iddiasına dayanıldığını, bu sebeple davanın iş mahkemelerinin görevi içinde kaldığını, esas hakkındaki iddiaları da kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; her iki davalının, ticari vekillikten azledildikleri tarihe kadar, hatta davalı S.. Y..’ın azil tarihinden sonra dahi davacı şirkette sigortalı çalıştıkları, iddia edilen rekabet yasağının dayanağının işçinin hizmet akdinden kaynaklanan sadakat borcundan doğduğu, hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Kocaeli İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, ticari vekil oldukları iddia edilen davalıların ticari vekillik görevleri devam ettiği esnada davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren şirket kurdukları, davacının müşterilerini kurulan şirkete aktardıkları ve ticari vekiller için öngörülen rekabet yasağını ihlal ettikleri iddiasıyla açılmış olup mahkemece davanın iş mahkemelerinin görevine girdiğinden bahisle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 455 (6098 sayılı BK’nın 553) maddesi gerek ticari temsilci, gerek ticari vekil sıfatını haiz bütün bağlı yardımcılar için genel bir rekabet yasağı koymaktadır. Bunlar işletme sahibinin izni olmaksızın, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak, kendilerinin ya da bir üçüncü kişinin hesabına işletmenin yaptığı türden bir iş yapamayacakları gibi, kendi hesaplarına bu tür işlemleri üçüncü kişilere de yaptıramazlar. Yaptıkları takdirde, işletme sahibi uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği gibi, işin kendi hesabına yapılmış sayılmasını ve bu iş dolayısıyla alınan ücretin kendisine verilmesini veya bu işten doğan alacağın kendisine devredilmesini isteyebilir. Bu durumda, davalıların Borçlar Kanununun bu hükmünü ihlal ettiklerinin ileri sürüldüğü nazara alınarak bu davada iş mahkemelerinin görevli olmadığı gözetilmek suretiyle davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.