YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15746
KARAR NO : 2014/17202
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2014
NUMARASI : 2011/786-2014/393
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2011/786-2014/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı A.. Y..’a 14/10/1998 tarihli kredi sözleşmesine dayanarak 2.500,00 TL’lik kredi kullandırdığını, diğer davalı B.. K..’nın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmediğini ileri sürerek, 3.787,94 TL ana para, 61.352,32 TL faiz ve 3.167,62 TL BSMV olmak üzere toplam 68.207,87 TL alacağın 05/10/2009 tarihinden itibaren artan oranlarda faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 sayılı Yasa’nın 10. maddesi kapsamında tüketici kredisinden kaynaklandığı ve Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi’ne ait olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanunla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e maddesinde tüketicinin “Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, 3. maddesinin h bendinde tüketici işleminin “mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi” ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşme tüketici sözleşmesi niteliğinde değildir. Dava açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 4 ve 5. maddeleri gereğince dava, ticari dava niteliğindedir. O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici sözleşmesinden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde alınıp, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.