YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16000
KARAR NO : 2014/17969
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2013 tarih ve 2012/332-2013/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kazandığı ihaleye istinaden dava dışı firma ile ihale şartnamesine uygun malzemelerin temini hususunda anlaştığını, satın alınan malzemelerin bedeli olan 73.648 TL’nın dava dışı firmaya dört adet çek keşide edilerek ödendiğini ancak satıcı şirketin teslim ettiği malzemelerin şartnamede belirtilen nitelikleri taşımadığının anlaşıldığını, bunun üzerine verilen çekler hakkında tedbir talepli menfi tespit davası açıldığını, açılan davada verilen tedbir kararı ve ödeme yasağına rağmen davalı bankanın çek bedellerini ciro edilen üçüncü şahıslara ödediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sıkıntılı günler geçirdiğini ileri sürerek, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından açılan menfi tespit davasında “münhasıran davalı şirket tarafından bankaya ibrazı halinde çek bedellerinin davalı şirkete ödenmemesi” için tedbir verildiği, üçüncü şahısları etkileyen bir tedbir olmadığı, çekin yasal niteliği gereği ciro ile tedavüle çıkacağından tedavülde olan çek ile ilgili muhatap bankanın yapacağı bir şey olmadığı gibi davacı tarafın maddi zarar için manevi tazminat istediği, manevi tazminatın Türk Hukuku’ndaki düzenlemesine göre kişilik haklarına saldırı ya da cismani zarar halinde manevi tazminat istenebileceği, somut olayda bu şartların da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.