YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16648
KARAR NO : 2014/17963
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : TARSUS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 04/10/2013
NUMARASI : 2012/120-2013/441
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/10/2013 tarih ve 2012/120-2013/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin genel müdürü olan dava dışı L. S..isimli kişinin müvekkili şirkette 9 yıl süre ile imalat müdürü göreviyle ve %1 hissedar olarak çalıştığını ve 2008 yılının Mayıs ayında işten ayrıldığını, anılan şahsın kendisi ile birlikte müvekkili şirkette uzun yıllar çalışmış olan bazı kişilerin de işten ayrılmasına neden olduğunu ve işten ayrılan bu kişilerle birlikte davalı şirketi kurduklarını ve müvekkili şirkette çalışması sırasında edindiği şirkete ait imalat, CNC resimleri, ürün katalogları ile fotoğrafları ve tüm bilgileri kullanarak, müvekkilinin patentli ürününü taklit edip satışa sunduklarını ve ayrıca, davalı tarafın müvekkiline ait bilgi, katalog, fotoğraf ve görselleri kendilerine aitmiş gibi kullanarak piyasada iş aldığını ve haksız rekabette bulunarak haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin 2009/218 Esas sayılı dosyasında işbu dosyanın davacısı tarafından yine işbu dosyanın davalısı aleyhine marka hakkına tecavüzün tespiti ve 10.000 TL maddi, 20.000 TL itibar tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilinin talep edildiği ve dosyanın halen derdest olduğu, bu haliyle her iki dosyanın aynı nedene, aynı taraf ve taleplere yönelik bulunduğundan davalı vekilinin derdestlik itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak; davacı tarafın, davalı şirketin genel müdürü olan dava dışı şahsın daha önce davacı şirkette çalışmakta iken kendisi ile birlikte yine davacı şirkette uzun yıllardır çalışan kişileri de ikna ederek şirketten ayrılmalarına sebebiyet verdiği, şirkete ait dizüstü bilgisayar, tüm imalat resimleri, CNC resimleri, ürün katalogları ve fotoğrafları ile birlikte tüm bilgileri istemleri dışında elde ettiği, şirketten ayrılan diğer personelle birlikte davalı şirketi kurarak davacının patentini taklit edip sattığı, şirketten götürdüğü bilgi ve belgeleri kullanarak davacı şirketin imalatını yaptığı diğer ürünleri de üretip pazarladığı, davacının ürün katalogları, fotoğrafları, yurt içi ve yurt dışı fuarlarındaki çalışmalarına ait görselleri kendilerine aitmiş gibi kullanmaya devam ederek piyasada iş aldığı ayrıca, davacı şirket hakkında kötü propaganda yaptığı, şirketin batmakta olduğu yönünde asılsız beyanlarda bulunduğu, çalışan elemanlara teklifler yaparak ayartma yoluna gittiği, reklam ve tanıtımında davacının bilgilerini kullandığı, emek ve çabasından yararlandığı, piyasada davacının bilgilerinin ve çalışmalarının kendisine ait olduğu zannı uyandırdığı, davacının uzun yıllar oluşturduğu tecrübe ve birikimlerini kullanarak haksız rekabet yarattığı ve haksız kazanç sağladığı iddiasıyla iş bu davayı açtığı, mahkemenin 2009/218 Esas sayılı dosyasında ise; davacı tarafça, davalının, davacının patentten doğan haklarına tecavüzde bulunduğu iddiasına dayalı olarak, tecavüz fillerinin durdurulması ile tecavüzün giderilmesine, tecavüz suretiyle üretilen, satılan ürünler ile araçların toplatılmasına, ürünlere el konulmasına, imhasına, davalının ürün tanıtım kataloglarının toplatılmasına, maddi, manevi ve itibar tazminata ve hükmün ilanına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Derdest bir davanın varlığından söz edebilmek için tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan daha önce açılmış bir davanın bulunması gerekmektedir. Her ne kadar mahkemece 2009/218 Esas sayılı dosyada açılan davanın marka hakkına tecavüzün tespiti ile maddi, manevi ve itibar tazminatı istemlerine ilişkin olduğu ve her iki dosyanın aynı nedene, aynı taraf ve taleplere yönelik bulunduğu belirtilmiş ise de, 2009/218 Esas sayılı dosyada açılan dava yukarıda da belirtildiği üzere marka hakkına tecavüzün tespiti olmadığı gibi, her iki davanın konusunun patent hakkına dayalı talepler dışında aynı olmadığından, görülmekte olan davanın patent dışındaki talepler yönünden derdestlikten reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.