YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2322
KARAR NO : 2014/11393
KARAR TARİHİ : 13.06.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/195-2013/119
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/195-2013/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının alıcı ödemeli olarak İsrail’e gönderdiği emtianın müvekkilince taşındığını, alıcının taşıma ücretinin yüksek olmasını gerekçe göstererek emtiayı teslim almadığını, bu nedenle emtianın İsrail’de imha edildiğini, davalı tarafından müvekkiline hitaben düzenlenen gönderi taahhütnamesinde, taşıma ücretinin alıcı tarafından ödenmediği hallerde davalının bu ücretten sorumlu olduğunun belirtildiğini, davalının sorumlu bulunduğu taşıma ücretinin kendisinden tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eşyanın taşınması konusunda alıcı ile anlaştığını, ancak davacının fahiş miktarda taşıma ücreti istediğini, davacının fahiş fiyat talebini ve eşyayı tek taraflı imha etmesini kabul etmediklerini, davacının dayandığı taahhütnamenin müvekkili şirketi temsile yetkili kişi tarafından imzalanmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın, göndericisi davalı olan emtiayı İsrail devletine taşıdığına ve İsrail devletindeki alıcı tarafından emtianın kabul edilmediğine yada imha edildiğine dair delil ibraz etmediği, bu durumda davacı taşıyıcının, taşıma sözleşmesi ile üstlenmiş olduğu taşıma hizmetini yerine getirdiğini ispat edemediği, taşıma ücretinin talep edilebilmesinin, taşıma hizmetini yerine getirilmiş olmasına bağlı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davacının taşıma hizmetini yerine getirdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, cevap dilekçesinde, dava konusu malların taşınması konusunda dava dışı alıcı şirket ile davacı arasında anlaşma yapıldığı, davacının taşınan malların değerinden yüksek miktarda taşıma bedelini bu şirketten talep ettiği, olumsuz yanıt alması karşısında mal teslimini gerçekleştirmediği savunulduğu gibi yine davalı tarafça dosyaya sunulan tercüme edilmemiş belge ile de bu savunma teyit edilmiştir. Bu durumda, davalının söz konusu taşıma hizmetini verdiği çekişmesiz olduğundan mahkemece, davalının icra takibine dayanak yaptığı faturaya konu taşıma hizmetini verdiğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.