Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16749 E. 2014/17805 K. 18.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16749
KARAR NO : 2014/17805
KARAR TARİHİ : 18.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2013
NUMARASI : 2013/141-2013/146 D. İŞ

İstanbul (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2013 tarih ve 2013/141-2013/146 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden (borçlu), ihtiyati haciz kararında adı geçen bankayı ve kişileri tanımadığını, böyle bir borcu olmadığını, bankanın isminin geçtiği herhangi bir evrak imzalamadığını, 28.11.2008 tarihinde dava dışı . A. Ü..’den anılan taşınmazı ipotekli olarak satın aldığını, resmi senet diye imzalatılan yazılar arasında bankanın ismi geçtiğini şimdi gelen evrakları okuyunca anladığını, resmi devlet memurunun söylerine güvenle evrakı imzaladığını, evrakların tamamının ne olduğunu anlamadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, dava dışı şirket ile müvekkili banka arasında Genel Nakdi ve Gayrınakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu kredinin teminatını teşkil etmek üzere N.. K.. adına kayıtlı taşınmazın kaydına ipotek tesis edildiğini, bu kişinin ipotek senedinin 5. maddesi gereğince borçlu şirketin borcuna müteselsil kefil olduğunu, hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini, ipotek resmi senedine göre müteselsil kefil olan N.. K.. hakkında ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararına itirazın haksız olduğunu, itirazın hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu, kötü niyetli olduğunu savunarak, itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, itiraz edenin dava dışı kredi borçlusunun borçlarına “ipotek veren” sıfatını taşıması nedeniyle hakkında takip yapılması ve ihtiyati haciz kararı alınmasında yasaya aykırı bir durum görülmediği, itiraz edenin itiraz nedenlerinin İİK’nın 265. maddesi kapsamında yer almadığı gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati hacize itiraza ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK’nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK’nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, dosyada mevcut ipotek senedinin 5. maddesinde ipotek veren N.. K..’un asıl borçlu lehine müteselsilen kefil olduğu belirtilmiş ise de, ipotek senedinin 1. maddesinde N.. K..’un asıl borçlunun yanı sıra kendi borçları ve kefaleti için de ipotek verdiği belirtilmiş olmakla, İİK’nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece N.. K..’un ipotek veren sıfatı taşıması ve İİK’nın 265. maddesindeki itiraz nedenleri bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenin (borçlunun) temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz edenin (borçlunun) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz kararına itiraz edene (borçlu) iadesine, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.