YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18274
KARAR NO : 2015/12809
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
MAHKEMESİ : …..ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2013/406-2014/159
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.07.2014 tarih ve 2013/406-2014/159 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.12.2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. A.. Ç.. ile davalılar vekili Av. M.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar-karşı davalılar vekili, müvekkilleri ile davalılar arasında A… Gıda Ltd.’nin hisselerinin devri konusunda 24.01.2012 tarihli protokol düzenlendiğini, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bedelin davacılara ödenmediğini, Noter devir sözleşmesinde hisse devir bedelinin nakden ve tamamen alındı ibaresinin bulunmasının yükümlülüğün yerine getirildiği anlamına gelmeyeceğini, hisse devir bedellerinin ödendiğinin yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini ileri sürerek, ödenmeyen hisse devir bedelinin tespitini, şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar-karşı davacılar vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, iddia edilen alacak miktarının belirli olduğunu, şirketin borca batık olması nedeniyle hisse devirlerinin yapıldığını, davalılara şirket hisselerini devrine karşılık şirketin borçlarından kurtarıldığını, şirketin sağlıklı hale getirildiğini, Noter devrinde hisse bedelinin nakden ve tamamen alındığının açıklandığını, protokole göre davacı S.. K..’in elinde %5 pay kalacağını, buna rağmen halen %20 payı elinde bulundurduğunu, davacıların protokol hükümlerini yerine getirmediğini savunarak, asıl davanın reddini istemi, karşı davada ise protokol hükümleri uyarınca devri yapılmayan %15 payın davalı-karşı davacılara devrini, aksi takdirde belirlenecek bedelden şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hisse devir bedelinin likit olduğu, HMK’nın 109/2. maddesi uyarınca kismi dava açılamayacağı, davada HMK’nın 114/1-h ve 115/2. maddesi uyarınca davacıların hukuki yararı bulunmadığı, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği, aksi düşünülse bile 24.01.2012 tarihli protokolden sonra 20.02.2012 tarihli Noter senedi ile hisse devirlerinin yapıldığı, hisselerin devrini menkul satımına ilişkin hükümlere tabi olduğu, 818 sayılı BK’nın 182/2 maddesi uyarınca satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmeleri gerektiği, aksini ispat yükünün bedelin ödenmediğini iddia eden davacılarda bulunduğu, Noter devir sözleşmesinde hisse bedelinin açıklandığı, protokolde Noter devrine atıfta bulunulduğu, devir bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği, davacıların iddialarını kanıtlayamadığı, karşı davada ise devri yapımayan %15 hisseye ilişkin olarak, 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesi uyarınca tescili istenen payların geçerli olarak devredilmediği, 24.01.2012 tarihli protokoldeki imzaların Noterce tasdik edilmediği gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hem alacağın belirli olduğu, buna rağmen kısmi dava açıldığı, HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca davacıların hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilip, hem de aynı kararda işin esası yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemenin tutarı belirli olan alacağa ilişkin talep yönünden kısmi dava açılamayacağına dair gerekçesi de yerinde değil ise de, davacıların hisse devir bedelinin ödenmediğini ispat edemedikleri yönündeki gerekçeyle, asıl davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmamasına göre, asıl davada davacılar/karşı davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar/karşı davada davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacılar-karşı davada davalılardan alınarak asıl davada davalılar-karşı davada davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.