YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2442
KARAR NO : 2014/9448
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/05/2013
NUMARASI : 2011/280-2013/113
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/05/2013 tarih ve 2011/280-2013/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankadan 22.03.2007 tarihinde 60 ay vadeli 420.000 TL tutarlı genel kredi kullandığını, 22.04.2010 tarihinde ana paradan bakiye kalan tutarı ödeyerek hesabı kapattığını, bankanın erken ödeme olarak hesabından 23.443 TL mahsup ettiğini, kredi kartından dolayı hesabındaki 19.000 USD miktara ve çeklerden dolayı 3.500 TL’na bloke koyduğunu, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, olay nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 23.443 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini, hesap üzerindeki bloke işlemlerinin iptalini, bu tutarların müvekkiline ödenmesini, 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kredi sözleşmesinde erken kapama ücretinin alınacağına dair hüküm bulunduğunu, kredi kartı sözlemesine göre kart limiti kadar paraya ve iade edilmeyen çekler nedeniyle sorumlu oldukları miktar kadar hesaba bloke koyma hakları olduğunu, yapılan işlemlerin bankacılık teamüllerine uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde erken kapama durumunda ödeme yapılacağının düzenlendiği, davacıdan 7.707,59 TL fazla para alındığı, kredi kartı nedeniyle konulan bloke hususunda 5464 SK’nın 24. maddesinde kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle sözleşmede yer almayan, faiz, komisyon veya masraf adı altında ödeme talep edilemeyeceğinin, kesinti yapılamayacağının belirtildiği, davacının herhangi bir kredi kartı borcu bulunmadığı, kart limiti kadar bloke konulmasının yasal olmadığı, 7 adet çek yaprağından dolayı bankanın ödemekle sorumlu olduğu tutar kadar bloke koyabileceği, maddi zarara ilişkin delil sunulmadığı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, 7.707,59 TL’nin davalıdan tahsiline, kredi kartı nedeniyle konulan blokenin iptaline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava genel kredi sözleşmesi erken kapama ücretinden kaynaklanan istirdat ve konulan blokelerin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bankanın erken kapama nedeniyle mahrum kaldığı faiz oranı belirlenmiş, bu miktardan bankanın devlet tahvili alması durumunda elde edeceği muhtemel gelir düşülerek, davacıdan 7.707,59 TL fazla ücret alındığı tespit edilmiş, anılan tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 156. maddesi, “Müşterinin bakiye borcunun vadesinden önce ödeyerek hesabını kapatması, bankanın kabulüne bağlıdır. Bankaca kabul edilmesi halinde erken ödeme, taksit vadelerinden birinde ve ödeme vadesinde işlemiş faizin ve kalan ana paranın bankanın belirleyeceği miktarda bir erken kapama ücreti ile ödeme nedeniyle doğabilecek vergi kaynak kullanımı, destekleme fonu gibi mali yükümlülüklerinin nakden defaten ödenmesi kaydıyla mümkündür.” hükmünü haizdir. Anılan hükümle kredinin vadesinden önce kapatılması halinde bankanın erken kapama komisyonu talep edebileceğinin kabulü doğru ise de, davalı bankanın hangi oranda erken kapama komisyonu uyguladığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece diğer bankalardan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ticari kredi borcunun erken ödenmesi halinde uyguladıkları faiz oranları sorulmak suretiyle makul oran tespit edilerek, davalı bankanın uyguladığı erken kapama komisyonu oranının fahiş olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, davalı taraf kredi kartına limit tutarı olan 19.000 USD üzerinden bloke konulduğunu, sonradan davacının başvurusu üzerine kredi kartı limitinin 6.500 USD’na indirildiğini, blokenin bu miktar dışında kalan kısmının kaldırıldığını itiraz olarak öne sürdüğü halde, anılan husus incelenip arıştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yaranına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.