YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7340
KARAR NO : 2014/17895
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2013
NUMARASI : 2011/75-2013/213
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2013 tarih ve 2011/75-2013/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, asıl davada davalı adına TPE nezdinde tescilli 2008 01889 no’lu “KAPI PANELİ LEVHASI” konulu çoklu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığını ileri sürerek hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, tasarımlarının yeni ve ayırtedici olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise davacının ürettiği kapı ürünlerinin davalı adına tescilli tasarımın benzeri olduğunu ileri sürerek tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin men’ini, ref’ini ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli bulunan 2008/01889 sayılı tasarımın, belirgin derecede benzerlerinin bu tasarımın tescil başvurusu tarihinden önce kamuya arzedilmiş olduğu, bu nedenle tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı, orman mühendisi bilirkişi, kapı paneli levhası ile kapı ürünlerinin farklı olduğunu belirtmiş ise de görüşlerine üstünlük tanınan diğer bilirkişi görüşünde bu iki kavram içeriğinin, kapının görünen (görsel algılama içinde olan bölüm) biçimini ifade etmesinden dolayı buna itibar edilmediğini, davalı tarafın savunmasında davacı tarafça sunulan belgelerin sahteliğini ileri sürmeyip, savunmasını ürünlerin farklılığına dayandırdığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı adına tescilli bulunan 2008/01889 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, karşı davanın ise davalı tasarımı hükümsüz kılındığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmaması nedenine dayalı, tasarımın hükümsüzlüğüne, karşı dava ise tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin men’i ve ref’ine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu itibariyle, yazılı şekilde asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun 4. sayfasında davalı tasarımının emsal gösterilen tasarımlarla yapılan karşılaştırmasında yeni ve ayırt edici olduğu bildirilmekle beraber raporun sonuç kısmında bu defa, davalı tasarımının anılan tasarımlar karşında yeni ve ayırt edici olmadığı bildirilerek çelişki yaratılmıştır. Nitekim davalı-karşı davacı da rapora karşı itirazlarında da bu çelişkinin giderilmesini talep etmişse de mahkemece çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmiştir. Bu itibarla mahkemece yukarıda bahsedilen çelişkinin giderilmesi için bilirkişilerden ek rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı- karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre; davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.