YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2718
KARAR NO : 2014/9445
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ : AVANOS ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2011/89-2013/328
Taraflar arasında görülen davada Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2013 tarih ve 2011/89-2013/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vasisi ve davalı A.. G.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vasisi, babası olan davacı ., 40 yıldır kronik şizofren hastalığı bulunduğunu, davalı A.. G..’nin babasının hastalığından yararlanarak 8 yıldır emekli maaşını çektiğini, bankadan 10.000 TL kredi kullanıldığını, bankanın babasına kredi verirken kusurlu davrandığını ileri sürerek, davalı. maaşla ilgili olarak 5.000 TL, kredi kullanımından dolayı 5.000 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının kredi çekmek için bankaya başvurduğunu, sağlık durumunun iyi olduğunu, bankacılık teamüllerine uygun olarak kredi kullandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı A.. G.., krediyi kısıtlının ihtiyaçları için çektiğini, uzun yıllardır dayısı olan davacıya kendisinin baktığını, maaşı birlikte bankamatikten çektiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının maaşının davalı tarafından kullanıldığının ve bankamatikten paranın davalı . tarafından çekildiğinin ispatlanamadığı, çekilen krediye ilişkin olarak ise davalının paranın bir kısmını kendisi için harcadığını soruşturma dosyasında ikrar ettiği, krediyi davacı için harcadığını ispatlayamadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda davacının hastalığının üçüncü kişilerce anlaşılamayacağının belirtildiği, bankanın diğer davalı ile işbirliği içinde hileli şekilde kredi verdiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle, davalı banka yönünden davanın reddine, davalı . yönünden 5.000 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vasisi ve davalı A.. G.. temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vasisinin davalı Halk Bankası’na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vasisi . kronik şizofren hastası olduğunu, davalının 8 yıldır kısıtlının maaşını vasisi bulunmadığı halde çektiğini, şahsi ihtiyaçları için harcadığını ileri sürmüş, mahkemece davacının maaşının davalı tarafından ATM’den çekildiğinin ve şahsi ihtiyaci için kullandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle anılan talebin reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı tarafın 02.06.2011 tarihli duruşmada maaşları davacı ile birlikte bankamatikten çektiklerini beyan etmesi karşısında mahkemenin maaşın davalı tarafından çekildiğinin ispatlanamadığı yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacının maaşını çeken davalının hukuki durumunun, ceza dosyasındaki ifadeler ve deliller değerlendirilerek ve gerektiğinde ceza davasının sonucu da beklenerek tartışılmak suretiyle belirlenmesi verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, davacı taraf dava dilekçesinde davalı A.. G..’den maaşı çekip kulanması nedeniyle 5.000 TL, ayrıca bankadan 10.000 TL kredi çekilmesi nedeniyle 5.000 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 02.01.2013 tarihli ıslah dilekçesinde bankadan talep ettiği tazminatı 9.285 TL’na çıkardığını beyan etmiş, 31.10.2013 tarihli duruşmada ise ıslahı davalı bankaya karşı yaptığını, davasının dayanağının davalı A.. G..’den maaşı çekip kullanması nedeniyle 5.000 TL, yine 5.000 TL kredi için talep edilen kısım için ilk başta davalı banka ile beraber müteselsilen talepte bulunduğunu, daha sonra bankaya açtığı davayı ıslah ile artırdıklarını beyan etmesi karşısında, davacının krediye yönelik talebini sadece bankadan talep ettiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, buna rağmen krediye yönelik talep yönünden tazminatın davalı A.. G..’den tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vasisinin davalı Halk Bankası’na yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vasisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. G..’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı vasisi ve davalı A.. G..’ye iadesine, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.