Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3105 E. 2014/10503 K. 04.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3105
KARAR NO : 2014/10503
KARAR TARİHİ : 04.06.2014

MAHKEMESİ : MERSİN 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2012/418-2013/554

Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2012/418-2013/554 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde16… tescil numaralı “sizin “,17… tescil numaralı “sizin için “ ve 2000/09… tescil numaralı “sizin için + şekil” markalarının sahibi olduğunu, markaların tanınmış markalar olduğunu,davalı şirketin müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturacak biçimde TPE nezdinde defalarca tescil başvurusunda bulunduğunu, her seferinde davalı başvurularının resen veya itirazları neticesinde reddedildiğini, her nasılsa davalının 2006/ 49.. tescil nolu “profesyonel sizin yağ+ şekil “ ibareli markasının 29. ve 30. sınıftaki mallar bakımından tescil edilmiş olduğunu, müvekkilinin bu kullanımdan haberdar olması üzerine davalı şirkete ihtarname ile markasını kullanıma son vermesini ihtar ettiğini, davalı şirketin tescil ettirdiği markayı, 556 sayılı KHK’nın 42/1-c maddesi kapsamında düzenlendiği üzere beş yıldır kullanmadığını, her halükarda markaların benzer olması nedeniyle 42/1-a ve b bentleri gereğince davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı markası ile müvekkilinin tescilli markalarının 556 sayılı KHK’nın 7/b ve 8/b maddeleri kapsamında benzer olduğunu ileri sürerek, davalı markasının 556 sayılı KHK’nın 42. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c bendi uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markaları ile müvekkili markalarının benzer olmadığını, davacı markaları ile müvekkilinin markası arasında benzerlik olup olmadığı hususunun Mahkemenin 2012/507 E. sayılı dosyasında incelenmekte olduğunu ve bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı adına TPE nezdinde 16… tescil numaralı “sizin” markasının 17… tescil numaralı “sizin için“ markasının ve 200/098… tescil numaralı “siziniçin +şekil” tescilli markalarının kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi için İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmış olduklarını, davacının 2012 yılına kadar 2006 yılında tescil edilmiş markaya itiraz etmemesinin zımni kabul anlamına geldiğini, davacı şirketin markalarının tanınmış markalardan olmadığını ve buna ilişkin hiçbir delil bildirmediğini ve iddiasını ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının “sizin“ esas unsurlu markaları ile davalının “profesyonel sizinyağ+şekil” ibareli markasının esas unsuru olarak tespit edilen “sizin“ ibaresinin işitsel ve görsel olarak benzer olduğu , davalı markasının kapsadığı tüm mallar (29. ve 30. sınıfın tüm alt grupları) açısından taraf markalarının aynı tür malları kapsadığı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1- b maddesi anlamında bir iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacının markasını beş yıllık sürede kullanıp kullanmadığı sorununun davalı şirket tarafından İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın konusu olduğu, huzurdaki davanın davacının markalarına benzerliğini ileri sürdüğü davalı markasının hükümsüzlüğü davası olduğu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkin olup; 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince kötüniyetli tescil halleri dışında davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması ve bu hususun mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Dosya içeriğinden, davalı markasının 16/11/2006 tarihinde tescil edildiği, davanın ise 16/10/2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, öncelikle davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığı incelenip daha sonra işin esasına girilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak davanın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.