YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3226
KARAR NO : 2014/10030
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2011/467-2012/598
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 tarih ve 2011/467-2012/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iki ayrı sevkiyatla davalıya ait gıda malzemelerini Almanya’dan Türkiye’ye taşıdığını, navlun fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibinde borca itiraz yanında yetki itirazında da bulunulması halinde önce yetki itirazının değerlendirileceği, davalı şirketin yerleşim yeri Gebze olup sözleşmenin ifa edileceği yerin de Gebze hudutları dahilinde bulunduğu, icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taraflar arasındaki taşıma ilişkisi tespit edilmiş ve davacı taşıyıcı da, takip talebi ekinde bulunan ve bu taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağını talep etmiştir. Davacı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 73. maddesine göre kendi edimini Dilovası’nda yerine getirecek, davalı ise navlun borcunu davacının ikametgahında ödeyecektir. Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunduğundan, mahkemece aksi kanaate varılarak yetki itirazının yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.