YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4937
KARAR NO : 2014/10045
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
MAHKEMESİ : ÇAL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2013/123-2013/235
Taraflar arasında görülen davada Çal Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 2013/123-2013/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 28/05/1997 tarihinde davalı şirkette bulunan %10’luk pay hissesini diğer davalı H.. D..’a devrettiğini, bu hususun noter onaylı hisse devri sözleşmesi ve şirket karar defteri sureti ile ispatlanacağını, davacının şirketten pay devrine ilişkin kararlar, şirketin kayıtlı bulunduğu Denizli Ticaret Sicil Memurluğu’nda devralan davalı tarafından tescil ve ilan ettirilmediğini, bunun sorumluğunun hisseye devralana ait olduğunu, gerekli tescil ve bildirimlerin yapılmaması nedeniyle hissesini devretmesine rağmen davacı, şirket sicil dosyasında halen ortak olarak göründüğünü ileri sürerek, müvekkilinin şirketten ayrıldığının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.. D.., davacının emekli olması nedeniyle hisse devrinin ticari sicil memurluğuna bildirilmesini istemediğini ve yapılmadığını söz konusu idari para cezası gelmesi nedeniyle bu davanın açıldığını tarafına bu nedenle oluşacak zararları kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının limited şirketteki hissesini noterde düzenleme şekli ile devrettiği, ortaklarca hisse devrine onay verildiği ve davacının usulüne uygun olarak limited şirketteki ortaklıktan hisse devri yoluyla ayrılıp ortaklık sıfatını yitirdiği, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olup, bu itibarla hisse devrinin ortaklık pay defterine işlenmemesinin hisse devrinin geçerlilik şartı olmaması ve en azından bu hususun davacının yükümlülüğünde bulunmaması gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı şirketteki hisselerin deverettiğinin tespitine ve hisse devrinin ortaklık pay defterine kaydına ve hisse devrenin TSM’ye bildirimi ile tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket ortağı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, geçerli bir hisse devri sözleşmesinin bulunduğu, pay defterine işlenme koşulu aramanın yersiz olduğu ve bu nedenle pay defterine kaydedilmemesinin geçerliliğe etkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 520. maddesine göre; limited şirket pay devrinin geçerli olabilmesi için noterde sözleşme yapılması, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip olması ve şirket pay defterine kaydedilmesi gerekir. Bunlardan birinin gerçekleşmemesi halinde geçerli bir pay devrinden bahsetmek mümkün değildir. Somut olayda hisse devrinin pay defterine kayıt aşamasının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda bir netlik olmadığı gibi davacının bu koşulun gerçekleştiğini iddia ettiği, mahkemece de bu hususun davacının yükümlülüğünde olmadığından bahisle hisse devrinin pay defterine kaydına karar verildiği anlaşılmaktadir. Dosya kapsamında bulunan belgelerden pay defterine tescil şartının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenememektedir. Bu itibarla geçerli bir pay devrinin olduğunun kabulü için, pay defterine kayıt koşulunun yerine getirilmiş olup olmadığının araştırılması, pay defterine kayıt koşulunun yerine getirilmediğinin anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.