YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4327
KARAR NO : 2014/10477
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 33. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2012/121-2013/272
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2012/121-2013/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18,563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce Y.. A Ş. Konak Şubesi’ne 10.500,74 TL’yi vadeli olarak yatırdığını, 28.11.1999 tarihi itibariyle anılan miktarın 13.500,07 TL’ye ulaştığını, Y.. A.Ş. yönetimine 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından el konulduğunu, bundan sonra müvekkilinin mevduatının, müvekkilinin iradesi yanıltılarak imzlatılan havale talimatları uyarınca Off Shore hesabına aktarıldığını öğrediklerini, ceza yargılaması sonucunda Y.. A.Ş. yöneticileri ve hakim ortaklarının, mudilerini dolandırdıklarının ve paranın Off-Shore hesabına hiç gönderilmediğinin belirlendiğini, davalı bankanın ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 13.500,07 TL’nin 29.11.1999 tarihinden vade sonuna kadar akdi faiziyle, bu tarihten sonra da, akdi faizden az olmamak kaydıyla, işleyecek temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce Y.. A Ş. Konak Şubesi’ne 10.500,74 TL’yi vadeli olarak yatırdığını, 28.11.1999 tarihi itibariyle anılan miktarın 13.500,07 TL’ye ulaştığını, Y.. A.Ş. yönetimine 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından el konulduğunu, bundan sonra müvekkilinin mevduatının, müvekkilinin iradesi yanıltılarak imzlatılan havale talimatları uyarınca Off Shore hesabına aktarıldığını öğrediklerini, ceza yargılaması sonucunda Y.. A.Ş yöneticileri ve hakim ortaklarının, mudilerini dolandırdıklarının ve paranın Off-Shore hesabına hiç gönderilmediğinin belirlendiğini, davalı bankanın ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 13.500,07 TL’nin 29.11.1999 tarihinden vade sonuna kadar akdi faiziyle, bu tarihten sonra da,akdi faizden az olmamak kaydıyla, işleyecek temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, fer’i müdahiller vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, Y.. A.Ş’nin davalı Banka’ya devrinden önce Konak Şubesi’ne yatırdığı mevduatın Off Shore hesabına aktarılımş gibi gösterildiği, ancak mevduatın banka bünyesinde kaldığı, bu nedenle davacının ödenmeyen mevduatından davalı Banka’nın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.500,07 TL’nin 29.11.1999’dan itibaren işleyecek avans faziyle tahsiline karar veilmiştir.
Kararı, davalı ve fer’i müdahil T.. T.. vekillleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 321’inci maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının parasını O.. S.. Bankası’ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, davalı I.. Bank A.Ş. ve fer’i müdahil T.. T.. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-)Dava, davalı bankanın külli halefi olan Y.. A.Ş’ nin haksız fiiline dayalı olarak açılan tazminat davası olup davacı, davalı banka ile aralarında akdi ilişki bulunduğunu iddia etmeyip, Y.. A.Ş. çalışanlarının yönlendirmesi ile parasının Off Shore hesabına gönderdiğini ve bu suretle haksız fiile maruz kaldığını iddia etmiş olduğundan Off Shore hesap cüzdanına işlenen ve vade sonunda tahakkuk ettirilen faizli tutarı talep etme hakkı bulunmayıp, sadece Off Shore hesabına yatırdığı miktarı, yatırdığı tarihten itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep edebilir. Bu nedenle mahkemece aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Davalı I.. Bank A.Ş.’ye karşı işbu davanın açılma nedeninin, bu banka tarafından devir alınan Y.. A.Ş.’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.. A.Ş.’nin T.. T.. tarafından devir alındıktan sonra en son I.. Bank A.Ş.’ye devredildiği, bu durumda F.. Bankası iken I.. Bank A.Ş.’ye devredilen Y.. A.Ş.’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan I.. Bank A.Ş.’nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde davalı Banka’nın harç ile sorumlu tutulması da doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı ve fer’i müdahil T.. T.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ve fer’i müdahil T.. T.. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank A.Ş.’ye iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.