Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4470 E. 2014/10387 K. 03.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4470
KARAR NO : 2014/10387
KARAR TARİHİ : 03.06.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2013
NUMARASI : 2012/12-2013/187

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2012/12-2013/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “TITAN” ibaresinin 14. sınıflarda yer alan “kol saatleri, duvar saatleri” emtiası bakımından tescili için davalı TPE’ye başvurduğunu, başvurularının 556 sayılı KHK’nin 7/1-c madde ve bendi uyarınca reddedildiğini, oysa ki “TITAN” ibaresinin davacının ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğunu, tescilsiz kullanım ile başvuru öncesi ayırt edicilik sağlandığını ve korunması gerektiğini ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2011-M-3829 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “TITAN” ibaresinin tescili talep edilen mallar için doğrudan tanımlayıcı olduğunu ve 7/1-c hükmüne göre reddi gerektiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan işlem ve alınan kararların hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, ayrık görüş içeren bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; titanyum maddesi saatlerin üretiminde kullanılması gereken mecburi bir element değil ise de ortalama saat alıcılarının “TITAN” kelimesini, saatlerde kullanılan elementin adı olarak algılayacağı, başvuruyu bir marka olmaktan çok saatin yapıldığı maddenin adından hareketle, onun vasıf ya da karakteristik özelliği, olarak anlayacakları, bu sebeple ülkemiz ortalama saat alıcılarının “TITAN” kelimesini “büyük ve kuvvetli kimse, tanrı olarak” anlayıp algılayacağına ilişkin gerçekçi olmaktan uzak bilirkişi çoğunluk görüşüne iştirak imkanı bulunmadığı, ayrıca “titan” elementinin saatlerin yapıldığı titanyum elementi yanında, saatin kalitesine de işaret ettiği, bu nedenle KHK’nin 7/1-c hükmü anlamında tanımlayıcı bir ibare olup, vasıf, karakteristik özellik ve kalite belirten bir ibarenin sektörde faaliyet gösteren rakipler açısından haksız rekabet oluşturacak biçimde, münhasır unsur olarak bir kişi adına marka tesciline konu edilemeyeceği, davalı kurum kararının doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Mahkemece, “TITAN” ibaresinin saatlerde kullanılan temel elementelerden birisi olduğundan vasıf ya da karakteristik özellik bildirici nitelikte bulunduğu ve 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi uyarınca, tescilinin mümkün olmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Bir işaretin 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendinde belirtilen munhasıran veya esas unsur olarak karakteristik özellik belirten tasviri nitelikteki işaretlerden olduğunun kabulü için, başvuruya konu markanın kapsadığı emtia bakımından cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer coğrafi, kaynak vb hususlarda doğrudan karakteristik özellik belirten, tanımlayıcı nitelikteki ibareler vasfında olması gereklidir. Başvuru konusu mal veya hizmet için doğrudan karakteristik özellik belirtmeyen, ancak ifade ettiği anlamlar ya da tanımlayıcı ibareler bakımından birden çok seçenek içerisinden yapılacak değerlendirme sonucunda dolaylı olarak bu ibarenin başvurusu konusu mal ve hizmetler bakımından da (telmih yoluyla) karakteristik özellik ifade edeceği sonucuna yol açan işaretlerin, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında mutlak red sebebi olan tasviri işaretlerden kabulü mümkün değildir. Somut uyuşmazlıkta da görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin çoğunluk görüşü tarafından da dava konusu “TITAN” ibaresinin saat emtiası için yaygın olarak kullanılan ve doğrudan tanımlayıcı bir işaret olmadığı görüşü bildirilmiştir. Ayrık görüş bildiren bilirkişi, “TITAN” ibaresinin titanyum elementinin kısaltılmış hali olduğunu ve saat emtiası için üstün özellik katan bir metal olduğunu beyan etmiş ise de bu açıklamaya dayalı olarak anılan ibarenin özel bir zihni çabaya gerek olmaksızın, sıkı ilişkisi nedeniyle doğrudan ve münhasıran saat emtiası için karakteristik özellik belirten bir işaret olduğu sonucuna da varılamaz. Bu bakımdan mahkeme kararında açıklanan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.