Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5778 E. 2014/12927 K. 04.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5778
KARAR NO : 2014/12927
KARAR TARİHİ : 04.07.2014

MAHKEMESİ : GEBZE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2013
NUMARASI : 2009/224-2013/879

Taraflar arasında görülen davada Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/12/2013 tarih ve 2009/224-2013/879 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescil edilmiş bulunan 12/05/2003tescil tarihli TR2003/00663 U tescil nolu ve “Monoblok Gövdeli Atık Su Çekvalfi” başlıklı faydalı model belgesinin yenilik özelliğinin bulunmadığını, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin davalının sahip olduğu endüstriyel tasarım belgesine konu ürün ile benzer nitelikte olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli olan 2003/01342 tescil nolu Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesine ait olan ürünler ile müvekkili tarafından üretilen ürünlere benzer olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporlarına göre davalıya ait faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünün istenemeyeceğinin anlaşıldığı, ayrıca davalının faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK’nın 164. maddesi gereğince karar tarihi itibari ile 10 yıllık koruma süresinin dolduğu ve zaten hükümsüz olduğunun bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 – Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Dava, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yenilik unsurunu içermemesi nedeniyle hükümsüzlüğü ve davacı tarafından üretilen ürünlerin davalıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünler ile benzer olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yenilik özelliğinin bulunmadığını, müvekkili tarafından üretilen ürünlerin davalının sahip olduğu endüstriyel tasarım belgesine konu ürün ile benzer nitelikte olmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesine ait olan ürünler ile müvekkili tarafından üretilen ürünlere benzer olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
551 Sayılı KHK’nın 165 maddesi uyarınca, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresince talep edilebilir. Her ne kadar, dava devam ederken uyuşmazlık konusu faydalı model belgesinin koruma süresinin sona erdiği bildirilmişse de bu durum başlangıçta süresinde açılan davanın reddi nedenini oluşturmayıp, eldeki davanın konusuz kalmasına yol açacaktır. Böyle bir durumda da, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi gerekmekte ve yargılama giderlerinin davada tarafların haklılık durumları gözetilerek belirlenmesi zorunluluk arzetmektedir. Bu nedenle, dava konusu faydalı model belgesinin yenilik unsuruna sahip olup olmadığının araştırılması suretiyle davacının işbu davayı açmakta haklı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle neticeden konusu kalmayan hükümsüzlük davası ile ilgili olarak bir karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi ile birlikte yargılama giderlerinin de buna göre takdiri gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine ve davacı aleyhine yargılama giderler ile vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3 – Öte yandan, davacı tarafça, dava dilekçesi ile iki ayrı talepte bulunulduğu dikkate alınmaksızın, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına tescilli 2003/663 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünlere tecavüz etmediğinin tespiti istemine yönelik olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.