YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6399
KARAR NO : 2014/12925
KARAR TARİHİ : 04.07.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2012/470-2013/241
Taraflar arasında görülen davada İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 2012/470-2013/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, dava dışı … Gıda San. A.Ş. yetkilisi olan dava dışı H. S..’ın 1995’den beri karşılıksız çek vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa çek karnesi verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini, bankanın özensiz davranarak bu kişiye çek karnesi verdiğini ileri sürerek çek bedelleri karşılığı olan 20.500,00 TL alacağının ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çek karnesi verirken gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, haciz uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir güven kurumu olarak, objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda kusurlarının 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL maddi tazminat ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, dava dışı … Gıda San. A.Ş. yetkilisi olan dava dışı H. S..’ın 1995’den beri karşılıksız çek vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa çek karnesi verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak söz konusu bozma ilamında, çek karnesi veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek keşidecisine başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet bononun haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatılan icra takibinde alacağın tahsilinin imkansız olduğunun tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, uyulan bozma ilamında yer verilen tespit ve ilkeler ışığında sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen hususun davacı yönünden müterafik kusur oluşturduğundan söz edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.