YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6193
KARAR NO : 2014/11625
KARAR TARİHİ : 17.06.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2014
NUMARASI : 2013/207-2014/31
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.01.2014 tarih ve 2013/207-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı A.. Ç.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı A.. Ç.. ile birlikte davalı şirketi kurduklarını, aradan 8 yıl geçmiş olmasına rağmen davalı şirketin hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, şirketin kuruluş amacını gerçekleştirmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.. Ç.. vekili, şirketin feshini talep ettiklerini, şirketi asıl kuranın ortak olarak gözükmeyen dava dışı kişi olduğunu, bu kişiye yardım amacıyla müvekkilinin davalı şirketi kurduğunu, davacıyı tanımadığını savunarak, davanın kabulünü istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin faaliyetlerine devam etmediği, şirketin sermaye şirketi olmasına rağmen kâr sağlayacak hiçbir faaliyetinin olmadığı, şirket ortaklarının hedefledikleri amaçların gerçekleşmediği ve gerçekleşmesinin de söz konusu olmadığı gerekçesiyle, 6102 sayılı TTK’nın 636/3 maddesi uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı A.. Ç.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, limited şirket ortağı olan davalı A.. Ç.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de, şirket fesih davasında husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağına husumet düşmemektedir. Bu durumda, davalı A.. Ç.. yönünden davanın husumetten reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın mümeyyiz davalı A.. Ç.. yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalı A.. Ç.. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı A.. Ç.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı A.. Ç.. yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı A.. Ç.. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı A.. Ç..’a iadesine, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.