YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6411
KARAR NO : 2015/4075
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2012/155-2013/321 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.03.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 2007 yılında 25.000 TL’lik hesap açtığını, bu hesapta yeterli para olmadığı, alım satımdan elde edilen kar ve ortalaması yetersiz olduğu ve bu durum davalı tarafça bilindiği halde hiçbir uyarıda bulunmadan ve geçerli alım emirleri olmadan hisse senedi alım satımları yapıldığını, örnek olarak 16.05.2011 tarihinde 17.000.000 TL’lik Kartonsan hisse senedi alım satımı, 17.05.2011 tarihinde 57.750.000 TL’lik Netaş hisse alım satımı ve 26.05.2011 tarihinde 30.000.000 TL’lik Vakko hisse senesi alım satımı işlemlerine dair usulüne uygun alınmış yazılı-sözlü talimat bulunmadığını, yönetmeliklere aykırı olarak yapılan alım satımlardan dolayı 850.427,37 TL zarar oluştuğunu, davalının oluştuğunu iddia ettiği bu zararının içinde komisyon vs. alacağı da bulunduğunu, davalının kusurlu eylemleri nedeniyle kendisini borç yükü altında bulan müvekkilin müzayaka halinde olması nedeniyle davalının düzenlediği 03.06.2011 tarihli 850.427,37 TL’lik borç ikrarı içeren belgeyi imzalamak, senet imzalayıp vermek ve taşınmazlarında davalı lehine ipotek tesis etmek zorunda kaldığını, yapılan işlemlerin İMKB Yönetmeliği’nin 28 ve 29. maddelerine aykırı olduğunu, SPK mevzuatına göre ancak A tipi senetlerin alımı için kredi kullandırılabileceğini, B ve C tipi senetler için kredi kullandırılamayacağını, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, 03/06/2011 tarihli protokol ile bu protokole bağlı olarak alınan senetler ve düzenlenen ipotek akitlerinin iptaline, 835.427,37 TL ve faizi için davacının borçlu olmadığının tespitine, ipoteklerin fekkine ve İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1536 esas sayılı takibin iptaline, taleplerin kabul edilmemesi halinde davalının müterafik kusurunun kabulü ile 835.427,37 TL’den ve faizinden kusuru oranında indirim yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirket nezdinde 2006 yılında açtığı bir hesap ile hisse senedi alım satım işlemleri yapmaya başladığını, davacının 2006 yılından önce ve sonrasında farklı aracı kurumlar vasıtasıyla büyük hacimli hisse senedi işlemleri yapan profesyonel yatırımcı olduğunu, küçük yatırımcı olarak tanıtılmaya çalışılan davacının dava konusu ettiği
.
2011 yılı Mayıs ayındaki 16-17 ve 26 Mayıs tarihli işlemleri öncesinde sadece davalı aracı kurum nezdinde 2006 yılında 7.627.031,52 TL, 2007 yılında 132.264.529,10 TL, 2008 yılında 398.658.436,83 TL, 2009 yılında 241.461.582,41 TL, 2010 yılında 919.698.003,99 TL, 2011 yılının ilk altı ayında 2.211.000.748,61 TL yıllık işlem hacmi gerçekleştirdiğini, davacıya ilk olarak 20/11/2007 tarihli müracatını takiben 50.000 TL kredi tahsisi yapılmış olup takip eden yıllarda talebi üzerine hesabındaki varlığa oransal olarak mevzuat çerçevesinde kredi limiti artırımı yapıldığını, dava konusu protokolü kendi iradesi ile imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında İMKB’da hisse alım satımı konusunda ticari ilişki bulunduğu, davacının talimatları doğrultusunda davalı tarafından yapılan işlemler sonucunda davalı hesabında oluşan borcun tasfiyesi için taraflar arasında 03/06/2011 günlü protokol imzalandığı, 850.427,30 TL’lik borcun tasfiyesi için teminatlar ve bonolar verildiği, 26/08/2013 tarihli bilirkişi raporunda yapılan işlemlerin davacının talimat ve talepleri doğrultusunda gerçekleştiği belirtilerek davacının davalıya 850.062,56 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu protokolün tarafların serbest iradesi ile düzenlendiği, bu işlemler nedeniyle davalıya yüklenilecek mütterafik kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.